Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/9345 E. 2012/14398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9345
Karar No
2012/14398
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :623-294

Dava, 1968-1973 yılları arasında murisi babasının Belediye Başkanlığı görevinde bulunduğunun ve bu hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, hukuki nitelikçe, davacının murisinin Belediye Başkanlığı yaptığı 1968-1973 tarihleri arası kuruma bildirilmeyen hizmetlerin 5510 sayılı Yasanın 4. Maddesinin c alt bendinin 3.fıkrasının (b) bendi gereği sigortalılık süresi olarak tespiti istemine ilişkindir.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 7/1. maddesi hükmünde, “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun, giderek 79. madde olduğu kabul edilmelidir.

Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Ne ki, Kamu Kurumları ve Mahalli İdarelerine ait işyerlerinde geçen çalışmalara özgü olmak üzere, bu işyerlerinden sigorta primlerinin kesilmiş ancak Sosyal Sigortalar Kurumu’na intikal ettirilmemiş olması halinde; bu kişilerin sigortalı çalıştıklarının kabulü gerekir. Dairemizin yerleşmiş görüşü de bu doğrultudadır.

Mahkemece, davalı işyerinden belirtilen yöndeki resmi kayıtlar ve özellikle ücret bordroları asılları getirtilerek, davacının çalışmaları ve bu çalışmalara ait sigorta primlerinin ücretlerinden kesildiğinin, ancak, Kuruma her nasılsa yatırılmadığının saptanması durumunda; davada, hak düşürücü süre söz konusu olmayacağından bu husus üzerinde durularak araştırılmalı ve hak düşürücü sürenin varlığı yeniden irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9345, K. 2012/14398, T. 10.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-9345-e-2012-14398-k-a764b3f31e84