Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/4812 E. 2012/9297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4812
Karar No
2012/9297
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :125-34

Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin 5510 sayılı Yasanın 21.maddesi uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraflar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının tüm, davalılar avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddine;

2-Somut olayda, 19.10.2001 tarihinde davalı firmaya ait fabrika binasının eternit çatısının tamiri için, çatıda bulunduğu bir sırada, bastığı eternit plakasının kırılması sonucu yaklaşık 6 metre yükseklikten düşerek ölen işçi ...'un hak sahiplerine bağlanan gelirin 5/8'ne tekabül eden 7.016,15 TL'nin 5510 sayılı Yasanın 21.madddesine göre onay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesi, "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir." düzenlemesini getirmiş olup, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmaması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı, Mülga 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Mülga 506 sayılı Yasanın 26.maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 21.maddesi kusur sorumluluğuna dayanmaktadır.

Mülga 506 sayılı Yasanın 10.maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 23.maddesine göre ise, işverenin sorumluluğu "kusursuz sorumluluk" ilkesine dayanmakta olup, zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe giriş bildirgesini yasal süresi içinde Kuruma vermemiş ise, Kurumca yapılan sigorta yardımlarından sorumlu tutulmaktadır.

Dava dilekçesinde, mülga 506 sayılı Yasanın l0.maddesine (veya 5510 sayılı Yasanın 23.maddesine) dayanılmaması karşısında, hükmün gerekçesinde 506 sayılı Yasanın l0.maddesinin uygulanması gerektiğinin belirtilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ:Mahkeme kararının gerekçe kısmının son paragrafının üçüncü satırında yer alan "506 sayılı Yasanın 10. maddesinin uygulanması gerektiği," ibaresinin silinerek gerekçeden çıkartılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4812, K. 2012/9297, T. 21.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-4812-e-2012-9297-k-5f3189a04fa5