Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/14343 E. 2012/24929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/14343
Karar No
2012/24929
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/299-2011/339 Dava, 3201 sayılı Yasa gereğince yapılan borçlanma sonrası davalıya bağlanıp ödenen yaşlılık aylıklarının, kesin dönüş şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile yersiz ödeme sayılıp, istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalıya, Türkiye’deki 252 günlük çalışması, 3201 sayılı Yasa gereği borçlandığı 3400 günlük prim gün sayısı gözetilerek, toplam 3652 prim gün sayısı ile, 01.07.2006 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının, yurda kesin dönüş yapılmadığı gerekçesi ile iptal edilip, 01.07.2006 – 19.10.2009 tarihleri arasında ödenen 22.345,50 TL aylık borç çıkarılıp, istirdadı için, iş bu davanın açıldığı; yurt dışındaki çalışma ilişkisinin 28.02.2009 tarihinde kesildiğinin belirtilmesi üzerine, 09.04.2009 tarihli taleple, 01.05.2009 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Öncelikle, davalıya 01.05.2009 tarihinden itibaren yeniden bağlanan aylık araştırılıp, davaya konu aylıklardan 01.05.2009 -19.10.2009 dönemine ilişkin olanlar yönünden davanın konusunun kalıp kalmadığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca, davalının, Kurum’a verdiği 18.10.2009 tarihli dilekçede, Almanya’da çalıştığı ... firmasından 01.07.2006 tarihinde işten ayrıldığı halde, kendisinin haberi olmaksızın 28.02.2009 tarihine kadar primlerin ödendiğini, 01.03.2009 tarihinden itibaren de Alman sosyal güvenlik sisteminden emekli olduğunu, iade yeri ve şekli bildirildiğinde 28.02.2009 ve öncesi döneme ilişkin aylıkları iade etmek istediğini; cevap dilekçesinde ise, yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra Almanya’da çalışmasının bulunmadığını ve davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür. Yurtdışı hizmet borçlanması için kesin dönüşü şart kılan 3201 sayılı Yasanın 3. maddesi, Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 günlü Esas 2000/36 Karar 2002/198 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan, artık yurt dışında bulunan Türk Vatandaşlarının borçlanabilmeleri için yurda kesin dönüş yapma koşulu ortadan kalkmış olup; eldeki davada, borçlanmanın geçerli olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. 3201 sayılı Yasanın “aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6.maddesinde; "A-Bu kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a)Yurda kesin dönülmüş olması, b)Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması; c)Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması şarttır. Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır...” hükmü düzenlenmiştir. 3201 sayılı Yasa aylık bağlanması için “kesin dönüş” koşulunu aramakla birlikte bu konuda açıklayıcı bir bilgi de içermemektedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 1997/10-588-857, 1998/10-645 1999-237 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, yurda kesin dönüş yapmaktan söz edebilmek için yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirmeleri gerekir. Başka bir anlatımla, yurt dışındaki işçi sıfatıyla, çalışma hayatıyla ilgili tüm bağlarını ve ilişkilerini bitirmeden Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından yardım alarak geçici sürelerle yurda giriş yapmak “kesin dönüş” yapıldığı anlamını taşımaz. Keza yurt dışındaki işini kaybetmek de her zaman kesin dönüşe delalet etmez. Giderek, kişi işsiz kalabilir ama işsizlik sigortasından yardım almayı yeterli görerek yurda kesin dönüş yapmayabilir. Bu konuda çıkarılan, 06.11.2008 tarih 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde de “Kesin dönüş; Aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta, ya da, sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu” ifade edeceği öngörülmüştür. Mahkemece, davalının, ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz sayılıp, iş bu davaya konu edildiği dönemlerle ilgili olarak, yukarıda anlatılan şekilde yurtdışındaki çalışma ilişkisinin sona erip-ermediği, davalı adına 28.02.2009 tarihine kadar ödenen primlerin çalışma ilişkisine dayalı olup-olmadığı vb. tüm araştırmalar yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14343, K. 2012/24929, T. 07.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-14343-e-2012-24929-k-8fdb2f817e85