Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/14369 E. 2012/25777 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/14369
- Karar No
- 2012/25777
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :614-688 Dava, kesilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacıya, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki sigortalılık süreleri ile, askerlik borçlanma süresi ve 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan 800 günlük süreler gözetilerek, toplam 9082 prim gün sayısı ile, SGK’dan (devredilen Bağ-Kur) 01.02.2009 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının; Türkiye’de kendi nam ve hesabına çalışmasının devam ettiğinden bahisle, başlangıçtan itibaren kesilerek, ödenen aylıkların borç çıkarıldığı; davacıya, 2010 yılı Kasım ayındaki tahsis talebi ile, 01.12.2010 tarihinden başlayarak yeniden bağlanan yaşlılık aylığının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı görülmüştür. Davacı, 01.02.2009 tarihinden itibaren bağlanan aylıkların geçerli olduğunun tespitini istemiş; Mahkemece, davacıya, 01.12.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın, 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan süreler de gözetilerek bağlanan yaşlılık aylığına engel olmadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin B bendinin önceki düzenlenmesi, “Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan, tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylıkları kesilir.” şeklinde iken; 08.05.2008 tarihli resmi gazetede yayınlandığı gün yürürlüğü giren 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile yapılan değişiklik ile, “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde değiştirilmiş; anılan maddede, Resmi Gazetede yayınlandığı 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5997 Sayılı Yasanın 15. ile yapılan ve halen yürürlükte bulunan değişiklik sonucu, “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca, 3201 sayılı Yasaya 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile eklenen ve 08.05.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandığı gün yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hizmet borçlanması talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin ve borçlandıkları yurtdışı hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.” denilmiştir. Mahkemece; her yasanın kendi yürürlük döneminde uygulanması gerektiği gözetilerek; 3201 sayılı Yasanın önceki düzenlemelerinde, Türkiye’de gerçekleşen çalışmaya, aylık kesilme nedeni olarak yer verilmediği; buna göre, yurtdışında geçen sürelerini, 3201 sayılı Yasanın geçici 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 08.05.2008 tarihinden önce borçlanma talebinde bulunup, borcunu ödeyen ve Türkiye’de gerçekleşen diğer sigorta süreleri eklenmek suretiyle yaşlılık aylık bağlananların aylıklarının kesilemeyeceği, bu durumdaki sigortalıların, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek yaşlılık aylığı almaya devam edeceği; borçlanmasını, geçici 7. maddenin yürürlüğü girdiği tarihten sonra yapanların ise, anılan Yasanın 6. maddesinin B bendinde 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, Türkiye’de çalışmaya başlaması durumunda aylığının kesilmesi gerektiği; ancak, aynı maddede 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girme tarihi gözetilerek, sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışarak aylık ödenmesi gerektiği esas alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; uyuşmazlığın 01.02.2009 tarihinden itibaren bağlanan aylıklara ilişkin olduğu gözetilmeksizin, 01.12.2010 tarihinden itibaren ödenen aylıklara ilişkin olduğundan bahisle, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.