Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/9945 E. 2026/11705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/9945
Karar No
2026/11705
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/770 E., 2026/1057 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 14.04.20 25... .05.2025 HÜKÜMLER : Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında 14.04.2025 Tarihli Eyleme İlişkin Olarak Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık Hakkında 16.05.2025 Tarihli Eyleme İlişkin Olarak Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

14.04.2025 tarihinde polis ekiplerinin yaptığı rutin devriye sırasında sanığın kaçarken yere attığı dört parça halindeki eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sanığın bu eylemiyle ilgili olarak ifadesinin alınarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, ancak evinde ve işyerinde arama yapılmadığı; ikinci olarak ise 16.05.2025 tarihinde işyerinde yapılan aramada iki parça halinde eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu maddenin ele geçtiği, dolayısıyla sanığın her iki eyleminin tek suç oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği, ancak sanığın savunmalarında 16.05.2025 tarihinde işyerinde yapılan aramada ele geçen iki paket eroini "aynı gün sabah saatlerinde satın aldığını" ifade etmek suretiyle ele geçen maddenin 14.04.2025 tarihli olayda ele geçen maddenin devamı niteliğinde olmadığını, böylece suç işleme kararını yenilediğinin ve 16.05.2025 tarihli suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında 16.05.2025 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık Hakkında 14.04.2025 Tarihli Eyleme İlişkin Olarak Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, B. Sanık Hakkında 16.05.2025 Tarihli Eyleme İlişkin Olarak Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/9945, K. 2026/11705, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-9945-e-2026-11705-k-5fa7dd357c89