Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/7254 E. 2026/11015 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/7254
Karar No
2026/11015
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3947 E., 2026/630 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde durumundan şüphelenilen tanık Samet'in kolluk görevlilerince göz takibine alındığı, bir süre sonra tanık ...'nin Samet'in yanına geldiği, kolluk görevlilerinin tanıkların yanına giderek üzerlerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, ...'nin "bel kısmında bulunan bir paket sentetik kannabinoid maddesini" rızasıyla teslim ettiği ve telefonunu açarak sanıkla olan mesajlaşmalarını kolluk görevlilerine rızasıyla gösterdiği, sanığın ise olaydan 1 ay sonra üzerinde herhangi bir suç unsuru bulunmadan yakalandığı olayda; uyuşturucu madde kullanma suçunun şüphelisi olan tanık ...'nin rızasıyla incelenen cep telefonundaki sanık ile olan yazışma içeriklerinin hukuka aykırı delil olması sebebiyle hükme esas alınamayacağı göz önüne alındığında, tanık ...'ye ait cep telefonunun CMK'nın 134. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış karara istinaden incelenip incelenmediği hususunun tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/7254, K. 2026/11015, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-7254-e-2026-11015-k-9798ad1546df