Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/4440 E. 2026/4445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4440
- Karar No
- 2026/4445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3066 E., 2025/2401 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin 18.02.2026 tarihli ve 2026/178 Esas, 2026/1732 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2026 tarihli ve 10 - 2025/149254 Temyiz sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği, bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 28.04.2025 tarih, 2025/1025 Esas, 2025/892 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü ile hükümlerin bozulmasına ilişkin kararı ve bozma üzerine verilen Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2025 tarih, 2025/217 Esas, 2025/264 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğine ve İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.11.2025 tarihli ve 2025/3066 Esas, 2025/2401 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda “a-) Sanıklar ... ve ..'e iddianame tebliğ edilmeyerek iddianamenin tebliğ ile duruşma günü arasında bir haftalık süre bulunması koşuluna uyulmaması ve duruşmada sanıklara isnat edilen suçlama anlatıldıktan sonra bu eksikliğin giderilmesi için sanıklara duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğu da hatırlatılmayarak 5271 sayılı CMK'nın 176/4 ve 190/2 maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, b-) Sanık ...'in savunmalarında kargonun aslında ağabeyi olan sanık ...'a geldiğini beyan etmek suretiyle sanık ...'in suçunun ortaya çıkmasına katkıda bulunması nedeniyle hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c-) İlk derece mahkemesince yapılan yargılamaya konu 10.celse duruşma tutanaklarının denetime elverişli şekilde dosya arasında bulunmaması, d-) Sanıklar ... ve ...'ın sonuç olarak 2250 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen gün adli para cezasının adli para cezasına çevrildiği hükmün 5. bendinde yazım hatası yapılmak suretiyle 2250 gün adli para cezası yerine 1875 gün adli para cezası yazılması ” gerektiğine ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 28.04.2025 tarih, 2025/1025 Esas, 2025/892 bozma kararı ve bu karar üzerine verilen Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2025 tarih, 2025/217 Esas, 2025/264 Karar sayılı kararının, CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararıyla ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18.02.2026 tarihli ve 2026/178 Esas, 2026/1732 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.11.2025 tarihli ve 2025/3066 Esas, 2025/2401 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği oy birliğiyle, BOZULMASINA, Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.