Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/7623 E. 2026/5444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7623
Karar No
2026/5444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/276 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 05.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.10.2025 tarihli ve 2024/19720 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118145 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118145 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; şüpheli hakkında, 13.12.2013 tarihli işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan eylemi nedeniyle Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2019 tarihli ve 2019/113 Soruşturma, 2019/95 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2020 tarihli ve 2019/113 Soruşturma, 2020/841 Esas, 2020/699 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.09.2021 tarihli ve 2020/333 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmış ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında, 13.12.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan aynı eylemi nedeniyle önceden Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2014 tarihli ve 2014/159 Soruşturma, 2014/600 Esas, 2014/723 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2014/415 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 16.03.2016 tarihinde kesinleştiği, yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2016/584 Esas, 2018/366 Karar sayılı kararı ile ısrar koşulunun gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verildiği ve durma kararının 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği, ancak “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi yerine 09.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına istinaden ihlâlin gerçekleştiğinden bahisle 22.09.2019 tarihli mükerrer iddianame üzerine yeniden yargılama yapılarak ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan eylemin suç tarihi olan 13.12.2013 tarihi itibariyle, yürürlükte olan 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibariyle sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini ile mahkûmiyet hükmü verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2020/333 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/7623, K. 2026/5444, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-7623-e-2026-5444-k-d25ccb193fae