Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/629 E. 2026/4948 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/629
- Karar No
- 2026/4948
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2017/270 E., 2018/353 K. 2. 2018/83 E., 2018/452 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.02.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.04.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 05.03.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.04.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 2025/13389 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/152169 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/152169 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2017/270 esas, 2018/353 sayılı ek kararı ile mercii Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2020 tarihli ve 2020/269 değişik iş sayılı kararının ve Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/83 esas, 2018/452 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği gözetilerek yapılan incelemede; Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair inceleme konusu Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/270 esas sayılı dosyasına konu Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmediği,
Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin2018/83 esas sayılı dosyasına konu Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karara karşı ise itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/270 Esas ve 2018/353 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 05.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli ve 2015/1737 Soruşturma, 2015/80 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun doğru şekilde gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve 19.11.2016 tarihinde infazın tamamlandığı, 2. Şüphelinin 28.12.20 16... .12.2016 tarihlerinde aynı nev'iden suçları işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2017 tarihli ve 2017/2125 Soruşturma, 2017/860 Esas, 2017/581 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.02.2018 tarihli ve 2017/270 Esas, 2018/353 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2017/270 Esas, 2018/353 Karar sayılı ek kararı ile, erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, ek kararın, mercii Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2020 tarihli ve 2020/269 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/83 Esas ve 2018/452 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 15.06.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli ve 2017/4615 Soruşturma, 2017/131 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 04.10.2017 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 21.06.2017 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2018 tarihli ve 2017/4615 Soruşturma, 2018/202 Esas, 2018/168 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.03.2018 tarihli ve 2018/83 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/83 Esas, 2018/452 Karar sayılı ek kararı ile, erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, ek kararın, mercii Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2020 tarihli ve 2020/475 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre; Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2017/270 Esas, 2018/353 Karar sayılı ek kararı ile mercii Iğdır 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2020 tarihli ve 2020/269 değişik iş sayılı kararının ve Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/83 Esas, 2018/452 Karar sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında; .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun doğru şekilde gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.09.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen eylemlerin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi ve şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 22.10.2015 tarihli kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte, başvuru şekli de belirtilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2018 tarihli ve 2017/270 Esas, 2018/353 Karar sayılı kararı ile Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2018 tarihli ve 2018/83 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.