Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/2572 E. 2026/6772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2572
- Karar No
- 2026/6772
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/278 E., 2019/541 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 03.09.2016 -13.11.2016 İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 13.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2024/15234 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve KYB - 2025/35547 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2025 tarihli ve KYB - 2025/35547 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği ile; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 03/09/2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/02/2017 tarihli ve 2016/64167 soruşturma, 2017/114 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavî ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığın "... Mah. ... ... Sok. No:3 İç Kapı No:2 .../..." mernis adresine doğrudan mernis şerhi ile tebliğe çıkartılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 02/03/2017 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, bu kez de anılan erteleme kararının tebliğ işlemlerinin yapılması amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu tarafından 04/04/2017 tarihli ve 2016/64167 sayılı üst yazı ile Merinos Polis Merkezi Amirliğine gönderilmesini takiben sanığın imzasına bizzat 17/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2017 tarihli ve 2016/64167 sayılı üst yazısı ile ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 7201 sayılı Kanunun 10/2. maddesinde "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adresi (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen son adresi adres kayıt sistemi ile aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiğinden kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle denetimin ihlâlinden söz edilmeyeceği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun yeniden tebliği ile kararın infazına devam edilebilmesine ilişkin kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 03.09.20 16... .11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2017 tarihli ve 2016/64167 Soruşturma, 2017/114 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 02.03.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, ayrıca 04.04.2017 tarihinde Merinos Polis Merkezi Amirliğine, kararın tebliği için müzekkere yazılarak 17.05.2017 tarihinde şüpheliye bizzat tutanakla tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 04.04.2017 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ve 24.09.2017 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2018 tarihli ve 2016/64167 Soruşturma, 2018/6079 Esas, 2018/4684 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, davanın ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/278 Esasına kaydedildiği, C. Yine şüpheli hakkında, 26.08.2017 tarihli aynı nev'i suçtan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 tarihli ve 2018/36865 Soruşturma, 2018/28916 Esas, 2018/22267 sayılı iddianamesi ile birleştirme talepli açılan kamu davasının ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/278 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.07.2019 tarihli ve 2018/278 Esas, 2019/541 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında,
Somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, ancak; bu tebligattan sonra 04.04.2017 tarihinde Merinos Polis Merkezi Amirliğine, kararın tebliği için müzekkere yazılarak 17.05.2017 tarihinde şüpheliye kolluk görevlilerince, tutanakla tebliğ edildiği anlaşıldığından, tebliğin 17.05.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde yapıldığı, 15 günlük itiraz süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı kabul edileceğinden, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin 04.04.2017 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi ve karar kesinleşmeden 16.05.2017 tarihinde infaz işlemlerine başlanması nedeniyle Müdürlükçe yapılan işlemler hukuki sonuç doğurmayacağından yükümlülük ihlalinde ısrar ettiğinden sözedilemeyecek ise de;
Taleple sınırlı olarak yapılan incelemede, kamu davasının, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ve erteleme kararının kesinleşmesinden sonra 24.09.2017 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a ve 191/4-b maddeleri uyarınca açıldığı dikkate alındığında, somut olayda ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmemesinin hukuki önem arzetmediği ve sanığın, erteleme süresi içerisinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle TCK'nın 191/4-b maddesindeki dava açma koşulunun oluştuğu anlaşıldığından; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.