Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1705 E. 2026/6770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1705
- Karar No
- 2026/6770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/411 değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 11.03.2021 - 25.05.2021 – 01.06.2021 - 20.11.2021 - 17.11.2023 -19.01.2024 İNCELEME KONUSU KARAR: İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın "kabulü" KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2024/13528 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34729 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34729 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Her ne kadar Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheli hakkında Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.05.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile iddianamenin iadesi kararı verilmesini müteakip, Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine mercii ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince, ilgili kararın usulüne uygun başladığından bahisle itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,
Yine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/21153 esas, 2022/2400 karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Yoklukta verilen kararın duruşmasında Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ... 08.04.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatın 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği nazara alındığında; Somut incelemeye konu dosyada, karar tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan şüphelinin yokluğunda Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/05/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi bu hususun anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 09.05.2022 tarihinde yapılan tebliğ işleminde de belirtilmediği anlaşıldığından anılan kararın kesinleşmediği, dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle anılan kararın infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda denetim süresinin de başladığının kabul edilemeyeceği, kovuşturma şartı gerçekleşmediği nazara alındığında, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.03.2021, 25.05.2021, 01.06.20 21... .11.2021 tarihlerinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2022 tarihli ve 2021/1201 Soruşturma, 2022/9 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tutuklu olarak bulunduğu ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 09.05.2022 tarihinde tutanakla CMK'nın 35. maddesine uygun şekilde okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilerek 24.05.2022 tarihinde kesinleştirildiği, B. Şüphelinin 11.09.2023, 17.11.20 23... .01.2024 tarihlerinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2024 tarihli ve 2021/1201 Soruşturma, 2024/71 Esas, 2024/52 sayılı iddianamesi ile TCK’nın 191/1, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/53 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin, 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan ihtarın yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğu, erteleme kararı kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "iddianamenin iadesine" karar verildiği, Cumhuriyet savcısının iddianamenin iadesi kararına itiraz ettiği,
D. Mercii ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.03.2024 tarihli ve 2024/411 değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın kabulüne", "iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına" kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2025/1691 Esas, 2025/4543 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında yer verilen gerekçelerle,
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbiri uygulanmasına" dair kararın, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan şüpheliye tebliği sırasında, CMK'nın 263. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kanun yoluna başvuru ile ilgili ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği şeklindeki ihtaratın yapılmasının kararın kesinleşmesi yönünden zorunlu olduğu,
Somut olayda; Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.05.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın, ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan şüpheliye 09.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan şüpheli hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği ve bu hususun anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 09.05.2022 tarihinde yapılan tebliğ işleminde de belirtilmediği anlaşıldığından, tebliğin usulsüz olması nedeniyle erteleme kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin başlamadığı, bu durumda ihlal kabul edilen eylemin ve zincirleme suça esas teşkil eden eylemlerin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı, Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesince verilen iddianamenin iadesi kararının kanuna uygun olduğu anlaşıldığından; mercii ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince "itirazın reddi" yerine "itirazın kabulüne" karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli ve 2024/411 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2026 tarihinde karar verildi.