Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10461 E. 2026/4935 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10461
- Karar No
- 2026/4935
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E., 2024/542 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 29.03.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2024/30620 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/146273 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/146273 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen şüpheli hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.12.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın, .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda bulunan şüpheliye 19.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/02/2022 tarihli ve 2021/21153 esas, 2022/2400 karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Yoklukta verilen kararın duruşmasında .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ... 08.04.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatın 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "okunup/ anlatılmak suretiyle" tebliğ edildiği ancak tebliğ evrakında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263/1. maddesi uyarınca hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği hususunun hatırlatıldığına dair bir bilginin yer almadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2021 tarihli ve 2021/49701 Soruşturma, 2021/1336 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 19.01.2022 tarihinde .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği, kararın 03.02.2022 tarihinde kesinleştirilerek 17.02.2022 tarihinde tedbirin infazı için Şanlıurfa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve 27.02.2023 tarihinde infazın tamamlandığı, B. Şüphelinin 08.05.2021, 06.10.20 21... .10.2021 tarihlerinde işlediği aynı nev'i suçlardan yürütülen soruşturma dosyalarının 2021/49701 sayılı soruşturma dosyası ile birleştirildiği ve şüphelinin 07.10.2022 tarihinde aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2023 tarihli ve 2021/49701 Soruşturma, 2023/2593 Esas, 2023/1681 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, davanın Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/242 esasına kaydedildiği, C. Yine şüpheli hakkında 09.10.20 22... .02.2023 tarihli aynı nev'iden eylemleri nedeniyle açılan kamu davalarının 2023/242 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.03.2024 tarihli ve 2023/242 Esas, 2024/542 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2025/1691 Esas, 2025/4543 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında yer verilen gerekçelerle, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbiri uygulanmasına" dair kararın, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan şüpheliye
tebliği sırasında, CMK'nın 263. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kanun yoluna başvuru ile ilgili ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği şeklindeki ihtaratın yapılmasının kararın kesinleşmesi yönünden zorunlu olduğu, somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "okunup anlatılmak suretiyle" tebliğ edildiği ancak tebliğ evrakında, CMK'nın 263/1. maddesi uyarınca tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği hususunun hatırlatıldığına dair bir bilginin yer almadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediği, karar kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 03.01.2024 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.03.2025 tarihli ve 2024/40474 Soruşturma, 2025/392 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2024 tarihli ve 2023/242 Esas, 2024/542 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.