Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5087 E. 2026/5972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5087
- Karar No
- 2026/5972
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/5023 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İhracat bedellerini süresinde yurda getirmemek suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3/3. maddesine muhalefetten kabahatli .... Ltd. Şti. hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2023 tarihli ve 2023/688 idari yaptırım defter, 2023/1036 sayılı kararı ile uygulanan 58.342,01 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/2673 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/5023 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58373 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58373 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/05/2023 tarihli kararı ile "...ihracat bedellerinin tamamının yurda getirilmediği..." gerekçesiyle kabahatlinin yapmış olduğu başvurunun reddine karar verilmiş ise de,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinin, "İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." şeklinde olduğu, İdari yaptırım kararında bahsedilen dayanak 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda idari yaptırım tutanağında, kabahatlinin, anılan Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu hangi ihracata ilişkin ne kadar bedeli yurda getirmediği belirsiz olduğu cihetle, 5326 sayılı Kanun'un 25/1-b maddesi uyarınca idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin açık bir şekilde yazılmadığı göz önüne alınarak idari yaptırıma karşı yapılan başvurunun reddine dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan hakimlik ve idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2023 tarihli ve 2023/688 idari yaptırım defter, 2023/1036 sayılı kararı ile uygulanan idarî para cezası kararında, idari yaptırıma konu ihracat işlemine ilişkin bilgilerin yer aldığı vergi dairesi yazısı ile ekindeki belgelere ilişkin bilgilere yer verildiği görülmekle, anılan kararın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde sayılan şartları taşıdığı anlaşılmakla, talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.