Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1681 E. 2026/5880 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1681
- Karar No
- 2026/5880
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/1015 E., 2014/681 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, değişen suç vasfına göre 5809 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen ikinci fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın sorgusunda bildirdiği adrese tebliğe çıkartılmadan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/ 2 maddesine göre çıkartılan tebligat ile yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan temyiz süresini başlatmayacağı anlaşılmakla, sanığın vasisinin, öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılanın bilgisi ve rızası dışında düzenlenen abonelik sözleşmesini şikayetçi adına imzalamak suretiyle özel belgede sahtecilik ve açılan telefon hattını kullanmasına rağmen faturayı ödemeyerek 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; hat açma eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede ; Sanığın yargılama konusu değişen suç vasfına göre 5809 sayılı Kanuna muhalefet ve dolandırıcılık eylemleri için suç tarihinde belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık vasisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.