Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/6914 E. 2025/14494 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6914
Karar No
2025/14494
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2014/483 E., 2015/171 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 06.05.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/5658 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/76947 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/76947 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan karar verildiği anlaşılmakta ise de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/01/2022 tarihli ve 2021/14513 esas, 2022/341 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği cihetle, öncelikle mahkemece anılan Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.12.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2014 tarihli ve 2014/7753 Soruşturma, 2014/2712 Esas, 2014/1445 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

B. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.03.2015 tarihli ve 2014/483 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi gereğince 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre, Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/483 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/6914, K. 2025/14494, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-6914-e-2025-14494-k-1be7d0740bab