Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/4293 E. 2025/9944 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4293
- Karar No
- 2025/9944
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/378 E., 2020/270 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasına yer olmadığı
Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen ve açıklaması geri bırakılan hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 23.02.2024 tarihli ve 2023/29529 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2024 tarihli ve KYB-2024/26655 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''6545 sayılı Kanun'un 65. maddesi ile 5220 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlale konu suçun da aynı neviden olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olması gerektiği; ancak somut dosya kapsamında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi kapsamında genel hükümler uyarınca takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanması koşullarının da genel hükümlere tabi olduğu, sanığın da denetim süresi içerisinde kasten işlediği trafik güvenliği tehlikeye sokma suçundan mahkum olduğu anlaşılmakta; hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.02.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2016 tarihli ve 2016/79228 Soruşturma, 2016/1937 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, kararı verildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2018 tarihli ve 2016/79228 Soruşturma, 2018/20067 Esas, 2018/12860 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2019 tarihli ve 2018/454 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 21.02.2019 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içinde 30.05.2019 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan hükmedilen mahkûmiyet kararının 09.07.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzere dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.07.2020 tarihli ve 2019/378 Esas, 2020/270 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen ve açıklaması geri bırakılan hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlâle konu suçun da aynı nev'iden olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olması gerektiği; ancak somut dosya kapsamında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi kapsamında genel hükümler uyarınca takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanması koşullarının da genel hükümlere tabi olduğu, sanığın da denetim süresi içerisinde kasten işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkûm olduğu anlaşılmakla; hükmün açıklanma koşulunun oluştuğu gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi kapsamında kovuşturma şartının oluşup oluşmadığı yönünden de değerlendirilme yapılıp sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2019/378 Esas, 2020/270 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.