Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/319 E. 2025/9917 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/319
Karar No
2025/9917
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/3 E., 2012/1 K. SUÇ : Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma suçu

Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma suçu suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 185/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 16.12.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/17280 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve .... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve .... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a ve 52. maddelerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde, Kabule göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki 51. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen adlî para cezasının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesinde,İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.11.2010 tarihinde işlediği iddia olunan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2011 tarihli ve 2010/15075 Soruşturma, 2011/3042 Esas, 2011/1461 Karar sayılı kararı ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli ve 2011/770 Esas, 2012/557 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 185/2. ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün itiraz edilmeden 10.09.2012 tarihinde kesinleştirildiği, C. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.12.2014 tarihli ve 2011/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı ek kararı ile, sanık hakkında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma suçundan hüküm açıklanarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 185/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Somut olayda; 23.11.2010 tarihinde ... Kapı isimli fabrikada hayır yemeği olarak verilen yemekten rahatsızlanan mağdurların hastaneye kaldırılması sonrası bahsi geçen fabrikanın mutfağında yapılan kontrollerde mutfak ve gıda deposunda teknik ve hijyenik yönden eksik ve aksaklıkların bulunduğunun, küflü ve eski plastik malzeme kullanıldığının, gıda bölümlerinde yıpranmalar bulunduğunun, haşere bulunduğunun, gıda depolarının uygunsuz olduğunun 23.11.2010 tarihli Denetim ve Kontrol Raporu ile tespit edildiği, mağdurların rahatsızlanmasına neden olan öğlen yemeğinde çıkan "tavuklu pilav", "irmik helvası" ve "lavaş" ekmeğinden alınan numunelerin analizi sonucunda, ... İl Tarım Müdürlüğünün 21.12.2010 tarihli yazısında, helva numunesine ait analiz sonuçlarının kriterlere uygun bulunduğunun ancak, tavuklu pilav ve lavaş numunelerinin Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik kriterler tebliğinde belirtilen değerlere uygun olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, sanık ...'nun,... Gıda Limited Şirketinin yetkilisi olduğu ve ... Kapı isimli firmanın kuru gıda malzemelerini tedarik ettiği,

Dosya kapsamına göre; mağdurların rahatsızlanmasına neden olan öğlen yemeğinde çıkan "tavuklu pilav" ve "lavaş" ekmeğinden alınan numunelerin ... Çelik Kapı isimli fabrika mutfağından alındığı, sanığın savunmasında kuru gıda olarak pirinç teslimi yaptığını belirttiği ancak sanığın kuru gıda temini sağladığı iş yerinde herhangi bir kontrol yapılmadığı gibi iş yerinden herhangi bir numune de alınmadığı, pirincin fabrika mutfağında tavuk ile birlikte pişirme ve servis etme işlemlerinden geçmiş olduğu, lavaş ekmeğinden alınan numunenin de kriterlere uygun bulunmadığının tespit edildiği dikkate alındığında, tavuklu pilavdaki söz konusu bulaşımın pirincin üretim aşamasından daha sonra da bulaşmasının mümkün olduğu gözetilerek sanığın temin ettiği kuru gıdanın bulunduğu iş yerinde de kontrol yaptırılarak, numune alınmasının ve bulaşımın pirinç malzemesinden mi kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiği, ancak Mahkemece bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, inceleme tarihi itibariyle de söz konusu eksikliğin tamamlanamayacağı, dolayısıyla sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin, Kanun'a aykırı olduğu ve bu hususun, mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2014 tarihli ve 2011/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" Şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hükmün değiştirilen bu şekliyle infazına, Dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/319, K. 2025/9917, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-319-e-2025-9917-k-6becda7b03d1