Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/5758 E. 2023/9068 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5758
Karar No
2023/9068
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/147 Esas, 2019/496 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarih ve 2020/285 Esas, 2020/2143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.01.2022 tarihli ve 2020/22568 Esas, 2022/930 Karar sayılı kararı ile; "Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde"Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" şeklinde düzenlemenin bulunduğu; dosya kapsamında uyuşturucu madde satışının TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yerdeki araç içinde gerçekleştiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli 2020/327 Esas ve 2021/145 Karar sayılı kararı da gözetilerek; özel aracın, TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında TCK'nın 188/4 (b) maddesi uyarınca cezada artırım yapılamayacağı, ancak bu gibi durumlarda, TCK'nın 61. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer ölçütleri ile TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca öngörülen artırım oranı da gözetilerek TCK'nın 188/3. maddesine göre temel cezanın belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken iki nitelikli halin olayda birleştiği düşüncesiyle, hatalı gerekçe ile temel cezanın belirlenmesi, 2. TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması," Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde gizli soruşturmacıların bir gruba yaklaşıp ... verdiklerinde temyiz dışı sanık Akın Öztürk'ün "Eşya mı lâzım" diye sorduğu, evet cevabı üzerine orada uyuşturucu satışı yapılmadığını, isterlerse kendilerini başka tezgâha götürebileceğini söylediği, olumlu cevap alınması üzerine temyiz dışı sanık ... Arı'yı yanına çağırdığı, gizli soruşturmacılara ait araç ile olay yerine gittikleri, gruptan ayrılan Akın'ın sanık ... ile buluştuğu, bir süre sonra Akın ve sanık ...'un aracın başına geri döndükleri, hep birlikte araca bindikleri, sanık ...'un montunun cebinden çıkardığı uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoid nitelikli ADB-FUBİNACA etken maddesini içeren bitki kırıntılarını gizli soruşturmacılara verip karşılığında 40,00 TL aldığı, böylece sanık ...'un sentetik kannabinoid nitelikli uyuşturucu maddeyi satışa arz ettiği sabit kabul edilmiştir. Uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid nitelikli olması göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, uyuşturucu madde satışının araç içerisinde gerçekleştiği ve özel aracın umuma açık yerlerden olmaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmamasına, temel cezanın takdiren alt sınırdan uzaklaşılmaksızın belirlenmesine ve sanık hakkında takdiri indirim uygulanmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delil değerlendirilmesinin doğru yapıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5758, K. 2023/9068, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-5758-e-2023-9068-k-6d77dab9d86e