Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/5104 E. 2023/11605 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5104
Karar No
2023/11605
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/357 Karar sayılı kararı ile sanığın 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.09.2021 tarihli ve 2021/9818 Esas, 2021/9188 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan arama üzerine dikili olarak ele geçirilen farklı boylardaki kenevirlerden olgunlaştıklarında elde edilecek esrar miktarı ile dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgelere göre, sanığın iddia olunan eyleminin 2313 sayılı Yasanın 23. maddesinin 5. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu mu yoksa aynı fıkranın 2. cümlesinde düzenlenen münhasıran kendi kullanımı için kenevir ekme suçunu mu oluşturduğuna ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 2313 sayılı Kanun'un 23. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına," diyerek bozulmasına karar verilmiştir. C. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/352 Karar sayılı kararı ile sanığın 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca (sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle) 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, 3. Delillerin hukuka aykırı surette elde edildiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 29.06.2015 günü saat 14:00 sıralarında Denizli ili Honaz ilçesi Kaklık Mahallesi Turunç mevkii ormanlık sahasında yapılan kontrollerde 1886 kök kenevir bitkisinin ekili vaziyette bulunduğu olayın bu şekilde gelişip sonuçlandığının anlaşıldığı, 11.11.2015 tarihli uzmanlık raporunda; incelemeye verilen bitkinin hint keneviri bitkisi olduğu, toplam 6 kök hint keneviri bitkilerinin 20 mesh gözenek büyüklüğüne sahip olduğu, elek kullanılarak net 54,5 gram toz esrar elde edilebileceği, bu sonuca göre toplam 1886 kök kenvir bitkisinden net 17.131 gram toz esrar elde edilebileceği tespit edildiği, 29.06.2015 tarihli telefon inceleme tutanağında; sanık ...'e ait cep telefonunda toplam 15 adet hint keneviri bitkilerine ait fotoğrafların olduğu tespit edildiği, Her ne kadar sanık ele geçirilen hint keneviri bitkilerinin kendisine ait olmadığını, kollukta ifade vermediğini, ifadesinin kendisine hazır bir şekilde getirildiğini sadece imza attığını, kolluk kuvvetlerinin kullanıcıyım dersen ceza almazsın şeklinde telkinde bulunmaları nedeniyle suçlamaları kabul ettiğini, kolluk tarafından yakalandığında telefonun alındığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları reddetmiş ise de; kolluk tarafından ekili vaziyette olan hint keneviri bitkilerinin bulunduğu Kaklık Mahallesi Turunç mevki ormanlık alanının yakınında sanığa ait çadırın bulunması, sanığın kolluk aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde ele geçirilen hint keneviri bitkilerini kullanmak için ektiğini beyan etmesi, sanığın telefonunda ele geçirilen hint keneviri bitkilerinin görüntülerinin tespit edilmiş olması ve bu şekilde sanığın hint keneviri bitkilerinin gelişimini sürekli olarak takip ettiğinin anlaşılması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu; ele geçirilen dikili haldeki kenevir bitkilerinin sanık tarafından ekildiği sonuç ve kanaatine varıldığı, başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebileceğine yönelik güncel Yargıtay içtihatları (Yargıtay 10. CD 2020/381 E, 2020/1622 K ve Yargıtay 10. CD 03.02.2017 tarih 2011/26440 E, 2017/317 K) da nazara alındığında; sanığın ektiği tespit edilen 1886 hint keneviri bitkisinin kişisel kullanım sınırının çok üzerinde olduğu, bu haliyle sanığın ticari maksatla hint keneviri bitkilerini ektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun surette elde edilen delillerin değerlendirilmesinin doğru yapıldığı ve dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/352 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5104, K. 2023/11605, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-5104-e-2023-11605-k-1eb28d6d9b14