Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/3837 E. 2023/11317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3837
Karar No
2023/11317
Karar Tarihi

T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi 2. Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/1150 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık ve müdafiinin yokluğunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen ve ayrıca sanığa tebliğ edilmeyen 22.06.2017 tarihli ve 2017/1057 Esas, 2017/1298 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen yedi günlük yasal süresinden sonra 22.12.2017 tarihinden itibaren dosyaya sunmuş olduğu dilekçelerin bir kısmı yargılamanın yenlenmesi talebi olarak değerlendirilerek mahal mahkemesince talebin reddine karar verildiği, 26.09.2019 tarihli talebinin ise temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.01.2020 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ancak sanığın Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararının verildiği 22.06.2017 tarihinden sonra dosyaya sunduğu dilekçelerin temyiz mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine dair 24.01.2020 tarihli ek kararı ile mahal mahkemesince verilen yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddine ilişin kararlar kaldırılarak yapılan incelemede: İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2017 tarihli ve 2015/417 Esas, 2017/7 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 17 ay 7 gün hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2017 tarihli ve 2015/417 Esas, 2017/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2017/1057 Esas, 2017/1298 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Delil olmadan karar verildiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Gizli Soruşturmacı olarak görevlendirilen görevlilerin yapmış olduğu güven alımları ile iletişimin tespiti tutanakları ve fiziki takip ve tarassut tutanaklarına göre sanık ve aralarındaki bağlantılı nedeniyle Dairemizin 2023/1150 Esasına kayıtlı dosyasında yer alan sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığından bahisle haklarında başlatılan soruşturmada sanığın 01.11.2014 günü bağlantılı dosya sanığı Onur ile uyuşturucu alış verişinde bulunduğu, polisleri fark etmesi üzerine elinden satışa hazır halde 10 adet folyoya sarılı kokain maddesini yere attığı, maddeleri aldığı kullanılmayan motorsiklette 37 adet folyoya sarılı kokain maddesinin ele geçirildiği, 15.12.2014 günü ise diğer sanıklar Haşim ve ... ile birlikte hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen İsmail'e uyuşturucu madde sattığı ve bulunduğu yerde 30 adet jelatin alemünyum folyoya sarılı uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olaylarda; iletişimin tespit tutanakları, TAPE değerlendirme tutanakları, güvenalımı tutanakları, fiziki takip tutanakları, tutanaklar, kriminal rapor, sanık ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek her iki eyleminden dolayı hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca ve 15.12.2014 tarihli eylemi 3 kişi ile birlikte gerçekleştirdiğinden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hüküm tesis edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme adli para cezası ile hapis cezası tayin edilirken hesap hatası yapılması hususundaki eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2017/1057 Esas, 2017/1298 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/3837, K. 2023/11317, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-3837-e-2023-11317-k-8dadeb2e2fc1