Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23269 E. 2025/6662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23269
Karar No
2025/6662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/425 E.,2022/31 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 16.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/15660 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/122595 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/122595 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Adı geçen sanığın aynı suçtan mahkûmiyetine dair Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/41 esas, 2022/140 sayılı kararının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/2465 esas, 2023/73 sayılı kararı ile "...Mahkemece 2021/534 Esas sayılı dosyada verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak yasal yollara başvurulup bu kararın kaldırılmasından sonra her iki dosya birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi gerektiği halde açıklanması geri bırakılan hükümdeki cezanın mahsuba konu edilmesi ve yine bu dosyadaki suç esas alınmak suretiyle TCK'nın 43. maddesinin uygulanması usul ve kanuna aykırı olduğundan", şeklinde kanun yararına bozma ihbarı nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/425 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18.11.2020, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.10.2021 olduğu, sanığın aynı nev’i suçtan mahkûmiyetine ilişkin Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/41 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 04.07.2020, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.01.2022 olduğu, her iki suçun da 27.10.2021 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/425 Esas ve 2022/31 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 18.11.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Suşehri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2021 tarihli ve 2020/1200 Soruşturma, 2021/232 Esas ve 2021/204 sayılı iddianamesi ile Suşehri Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle dava açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.01.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/41 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 04.07.2020 tarihli aynı nev'i suçtan Suşehri Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2022 tarihli ve 2020/624 Soruşturma, 2022/22 Esas, 2022/22 Karar sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/41 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurduğu, 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/2465 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin incelemeye esas 2021/425 Esas sayılı dosyasındaki suçun 18.11.2020 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 27.10.2021 tarihinde düzenlendiği, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/41 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 04.07.2020 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 25.01.2022 tarihinde düzenlendiği, bu halde; suç tarihlerine göre, sanık hakkında tek bir suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, Somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle iki ayrı dava açılması üzerine, ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Mahkemesince, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/41 Esas, 2022/140 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/2465 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararı ile bozulmasından sonra davanın aldığı esas numarasının tespiti ile, davaların birleştirilmesine karar verilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının ve suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23269, K. 2025/6662, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23269-e-2025-6662-k-2e838f5a3ef0