Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21385 E. 2025/5762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21385
Karar No
2025/5762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/10 E., 2015/252 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 20.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/23988 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB-2023/107687 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB-2023/107687 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasını, ardından sanık hakkında evvelce denetimli serbestlik kararı verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.08.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2010 tarihli ve 2010/47455 Soruşturma, 2010/21872 Esas, 2010/10344 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Adana (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.03.2011 tarihli ve 2010/1674 Esas, 2011/737 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 14.04.2011 tarihinde kesinleştirildiği, C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Adana (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2012 tarihli ve 2011/1442 Esas, 2012/901 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, D. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 13.11.2014 tarihli ve 2012/25115 Esas, 2014/12665 Karar sayılı bozma kararı üzerine, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.03.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasının ardından sanık hakkında evvelce denetimli serbestlik kararı verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları bulunmadığı halde ve infazı kabil bir hüküm kurulmadan 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/252 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21385, K. 2025/5762, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-21385-e-2025-5762-k-71aa1c4c3194