Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16528 E. 2025/1580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16528
Karar No
2025/1580
Karar Tarihi

MAHKEMELERİ : 1. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/975 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/946 Esas, 2022/1530 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/1434 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93534 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93534 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,... Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Somut olayda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/07/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda şüpheliye itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmediği gibi denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkının bildirilmediği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararları verilmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/975 Esas, 2022/269 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 07.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli ve 2014/60116 Soruşturma, 2014/184 sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süre ve merciinin gösterilmediği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2015 tarihli ve 2015/79521 Soruşturma, 2015/27805 Esas, 2015/23163 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2015/740 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararı ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan tebligatların usulsüz olması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, bu karar üzerine şüpheli hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2017 tarihli ve 2017/70345 Soruşturma, 2017/2972 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süre ve merciinin gösterilmediği, 4. Şüphelinin erteleme süresi zarfında 02.07.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2019 tarihli ve 2017/70345 Soruşturma, 2019/36816 Esas, 2019/28473 sayılı iddianamesi ile İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, 5. Şüphelinin 02.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 tarihli ve 2019/122954 Soruşturma, 2019/48317 Esas, 2019/38007 sayılı iddianamesi ile birleştirme talebi ile açılan kamu davasında, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli ve 2019/1132 Esas, 2019/48317 Karar sayılı kararı ile dosyanın yine İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, 6. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/729 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/2803 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.04.2022 tarihli ve 2021/975 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile, sanığın suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/946 Esas, 2022/1530 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 14.04.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2022 tarihli ve 2022/9080 Soruşturma, 2022/4024 Esas, 2022/3144 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.09.2022 tarihli ve 2022/946 Esas, 2022/1530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.07.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolu süre ve merciinin gösterilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gibi 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan inceleme konusu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre erteleme kararı kesinleşinceye kadar işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak kabul edildiği dikkate alınarak, incelemeye konu mahkeme kararlarının kanun yararına bozma sonrası alacağı yeni esas numarası tespit edilerek, kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmesi ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/975 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararının ve Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/946 Esas, 2022/1530 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMALARINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16528, K. 2025/1580, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-16528-e-2025-1580-k-2f625214c741