Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16455 E. 2025/918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16455
- Karar No
- 2025/918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/615 E., 2019/206 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/4588 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90874 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90874 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2018/451 Esas, 2019/344 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında 10.01.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2011 tarihli ve 2011/3037 Soruşturma, 2011/4215 Esas, 2011/2712 sayılı iddianamesi ile Büyükçekmece 3.Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2011 tarihli ve 2011/624 Esas, 2011/466 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 10.11.2011 tarihinde kesinleştiği, C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yasal süresi içerisinde müdürlüğe başvurmadığından dosyanın kapatıldığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak, Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2012 tarihli ve 2011/624 Esas, 2011/466 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın işten izin alamadığı için denetime uyamadığı mazereti haklı görülerek yeniden tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ek kararın 04.01.2013 tarihinde kesinleştiği ve infaza gönderildiği, D. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 10.12.2013 tarihli ve 2013/2304 DS sayılı yazısı ile, yükümlülüklerine uygun davranmadığından 27.11.2013 tarihinde dosyanın kapatıldığının bildirilmesi üzerine, dosyanın ele alınarak Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli ve 2014/34 Esas, 2014/801 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 02.07.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 11.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.02.2019 tarihli ve 2018/615 Esas, 2019/206 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, F. Sanığın aynı eylemi ile ilgili olarak; Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine, dosyanın ele alınarak; Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2011/37 Esas, 2011/22 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.01.2016 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde 11.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2018/451 Esas, 2019/344 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/2160 Esas, 2020/1476 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/615 Esas, 2019/206 Karar sayılı ve Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2018/451 Esas, 2019/344 Karar sayılı kararları ile ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" düzenlemesi karşısında, mahkemece mükerrer hüküm nedeniyle "davanın reddine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mükerrer şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. H. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/615 Esas, 2019/206 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle verilmiş bir hüküm bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca davanın REDDİNE " şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.