Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13441 E. 2024/24260 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13441
- Karar No
- 2024/24260
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/7546 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61939 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61939 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında kamu davası açılmasına dayanak gösterilen 11.01.2017 ve 16.11.2016 tarihlerinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.07.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın tebliğ edilmeden 04.07.2017 tarihinde infazı için Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın tebliğ edilen çağrı kağıdına rağmen ilgili müdürlüğe öngörülen sürede başvurmadığı gerekçesiyle dosyasının kapatılmasına karar verilerek kamu davası açılmış ise de, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve dolayısı ile Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından yapılan infaza ilişkin işlemlerin hukukî sonuç doğurmayacağından kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 16.11.2016 ve 11.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2017 tarihli ve 2016/923 Soruşturma, 2017/5 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2017 tarihli ve 2016/923 Soruşturma, 2017/189 Esas, 2017/188 sayılı iddianamesi ile Ahlat Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.01.2018 tarihli ve 2017/254 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.07.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yolu gösterilmiş ise de, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, ısrar şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/71 Esas, 2018/132 Karar ve 2021/255 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararları ile Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/126 Esas, 2022/869 Karar sayılı kararı ve Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/271 Esas, 2022/775 Karar sayılı kararlarına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda Mahkemesince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/254 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.