Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13436 E. 2024/24255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13436
- Karar No
- 2024/24255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/18754 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61655 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61655 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki, 8. fıkrasında, "Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 Karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince "düşme kararı" verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 01.07.2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2017 tarihli ve 2013/381 esas, 2017/283 sayılı kararıyla mahkûmiyetine, 5560 ve 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 ve 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.01.2018 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 22.12.2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/65 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına karar verildiği, Bu itibarla, sanığın 22.12.2019 tarihli ikinci eyleminin, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihinde kesinleşen, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 13.11.2017 tarihli kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlali olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlal olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 22.12.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2020 tarihli ve 2020/9856 Soruşturma, 2020/3003 Esas, 22020/2681 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 saylı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.11.2020 tarihli ve 2020/309 Esas, 2020/780 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Dosya arasında bulunan Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/381 Esas ve 2017/283 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanığın 01.07.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2013 tarihli ve 2013/44505 Esas sayılı iddianamesi ile Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2017 tarihli ve 2013/381 Esas, 2017/283 sayılı kararı ile sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 04.01.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/65 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 15.04.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda; Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2017 tarihli ve 2013/381 Esas, 2017/283 Karar sayılı kararı ile sanığın 01.07.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 22.12.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 22.12.2019 tarihli eylemini, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 04.01.2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 22.12.2019 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/65 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 15.04.2022 tarihinde kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/309 Esas, 2020/780 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.