Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13392 E. 2025/980 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13392
Karar No
2025/980
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/31 E., 2014/108 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında) 2. 2313 sayılı Yasaya muhalefet (Sanık ... hakkında) 3. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanık ... hakkında) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden) Beraat (Sanıklar ... ve ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden) Düzeltilerek Onama (Sanıklar ... ve ...) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin sanık hakkında tayin edilen cezanın süresi ve talebin süresinden sonra yapılması nedeniyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkındaki yargılama giderlerine ilişkin bölümün sonuna "Sanıklar ... ile ...'un kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000,00.-TL avukatlık ücretinin hazineden alınarak ayrı ayrı sanıklar ... ile ...'a verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamı itibariyle; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında "sanık ... yönünden 04.04.2012, 18.04.2012, sanık ... yönünden 09.02.2012, 10.02.2012 sanık ... yönünden 01.03.2012, 22.04.2012, sanık ... yönünden 03.07.2012" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "18.10.2011" olarak yazılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmında 18.10.2011 tarihinde sonra gelmek üzere "Sanık ... yönünden 04.04.2012, 18.04.2012, sanık ... yönünden 09.02.2012, 10.02.2012, sanık ... yönünden 01.03.2012, 22.04.2012, sanık ... yönünden 03.07.2012" ibarelerinin yazılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkralarından çıkarılarak, yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13392, K. 2025/980, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13392-e-2025-980-k-c6818926bbf9