Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13356 E. 2024/22731 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13356
Karar No
2024/22731
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1265 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61552 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61552 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 30.12.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarihli ve 2020/234557 Soruşturma, 2021/47147 Esas, 2021/33943 sayılı iddianamesi ile Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B. Yine şüpheli hakkında, 15.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2021 tarihli ve 2021/58599 Soruşturma, 2021/59781 Esas, 2021/42507 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/849 Esas, 2021/249 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2021/730 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Şüpheli hakkında, 18.07.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli ve 2021/148680 Soruşturma, 2021/57896 Esas, 2021/41233 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/843 Esas, 2021/233 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2021/730 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Şüpheli hakkında, 06.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2021 tarihli ve 2021/258968 Soruşturma, 2021/62944 Esas, 2021/44720 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/27 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2021/730 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2022 tarihli ve 2021/730 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/936 Esas ve 2021/1428 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 16.04.2019 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2019 tarihli ve 2019/87149 Soruşturma, 2019/995 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uyun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2020 tarihli ve 2019/87149 Soruşturma, 2020/30531 Esas, 2020/21209 sayılı iddianamesi ile Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Sanık hakkında 03.08.2020 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2021 tarihli ve 2021/21578 Soruşturma, 2021/5630 Esas, 2021/3913 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/401 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2020/936 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, yine sanık hakkında, 13.08.2020 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2020 tarihli ve 2020/153969 Soruşturma, 2020/35786 Esas, 2020/25088 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/1072 Esas, 2020/693 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2020/936 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 4. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2020/936 Esas, 2021/1428 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5. Karara karşı Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/4581 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93804 sayılı Tebliğnamesi ile kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, 6. Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2023/16554 Esas, 2024/22730 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle kararın kanun yararına bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. G. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, mercinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2023/16554 Esas, 2024/22730 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2020/936 Esas, 2021/1428 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, kanun yararına bozma sonrasında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesince durma kararı verileceği gözetildiğinde, Mahkemesince, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın kanun yararına bozma sonrası alacağı esas numarasının tespiti ile sanığın tüm eylemleri yönünden ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi için davanın, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/730 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13356, K. 2024/22731, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13356-e-2024-22731-k-c0f3881854e0