Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13353 E. 2024/22342 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13353
Karar No
2024/22342
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 04.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/34480 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61549 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61549 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki ve beşinci fıkrasında yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.11.2021 tarihli ve 2021/13712 soruşturma, 2021/313 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 28.01.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 15 günlük süre içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesi ile denetim süresinin başladığı, sanığın 04.04.2022 tarihli uyuşturucu madde bulundurmak eyleminin ise, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu cihetle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.10.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli ve 2021/13712 Soruşturma, 2021/313 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 28.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın, 14.02.2022 tarihinde kesinleştirilerek 23.02.2022 tarihinde tedbirin infazı için Trabzon Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Trabzon Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28.04.2022 tarihli ve 2022/242 DS sayılı yazısı ile çağrı yazısı tebligatının 03.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen şüphelinin müdürlüğe başvurmadığı, 17.03.2022 tarihli uyarılı çağrı yazısının 05.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmadığı gerekçesiyle 27.04.2022 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verildiğinin bildirildiği, C. Ayrıca; şüphelinin 04.04.2022 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı, erteleme kararının kaldırılarak Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2022 tarihli ve 2021/13712 Soruşturma, 2022/3299 Esas, 2022/2496 sayılı iddianamesi ile Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; erteleme süresi içinde 04.04.2022 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı ve yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği hususunun belirtildiği, D. Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.10.2022 tarihli ve 2022/423 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, 04.11.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Her ne kadar Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın denetimli serbestlik tedbirini ısrar şartı oluşacak sayıda ihlâl etmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmiş ise de; 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44 üncü maddesi düzenlemesi, " (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurması halinde aranacağı anlaşıldığından, somut olayda, denetimli serbestlik dosyasının dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemesince denetimli serbestlik dosyasının getirtilerek incelenmesi, tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve diğer hususlar dikkate alınarak "ısrar şartı" nın gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Kaldı ki; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki ve beşinci fıkrasında yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.11.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 28.01.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 15 günlük süre içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesi ile denetim süresinin başladığı, sanığın 04.04.2022 tarihli uyuşturucu madde bulundurma eyleminin ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen erteleme süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesi kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu anlaşıldığından; yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının durmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/423 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13353, K. 2024/22342, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13353-e-2024-22342-k-0bf9ae996c71