Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13302 E. 2024/18306 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13302
- Karar No
- 2024/18306
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/942 E., 2016/801 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : ...,... İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 24.11.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/24639 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61373 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61373 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 14.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.10.2015 tarihli ve 2015/1126 DS sayılı çağrı yazısının 14.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından 27.10.2015 tarihli karar ile komisyon tarafından dosyanın kapatılmasına karar verildiği, sanığa ayrıca uyarı yazısının tebliğ edilmeden denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleşmediği, kamu davasının durmasına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.04.2015 ve 26.05.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2015 tarihli ve 2015/2503 soruşturma, 2015/94 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 14.10.2015 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.10.2015 tarihli ve 2015/1126 DS sayılı çağrı yazısının tebliğine rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27.10.2015 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği, erteleme kararının kaldırılarak Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli ve 2015/2503 Soruşturma, 2015/2147 Esas, 2015/1969 sayılı iddianamesi ile Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Şüpheli hakkında 19.08.2015 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli ve 2015/5092 soruşturma, 2015/107 sayılı kararı ile, beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18.11.2015 tarihli ve 2015/1201 DS sayılı çağrı yazısının tebliğine rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27.10.2015 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği, erteleme kararının kaldırılarak Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli ve 2015/5092 Soruşturma, 2016/52 Esas, 2016/49 sayılı iddianamesi ile Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2016/66 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararı ile, davanın 2015/942 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Şüpheli hakkında, 08.09.2015 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2015 tarihli ve 2015/7152 soruşturma, 2015/123 sayılı kararı ile, beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01.12.2015 tarihli ve 2015/1221 DS sayılı çağrı yazısının tebliğ edilmesine rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 17.12.2015 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği, erteleme kararının kaldırılarak Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2016 tarihli ve 2015/7152 Soruşturma, 2016/22 Esas, 2016/21 sayılı iddianamesi ile Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararı ile, davanın 2015/942 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.06.2016 tarihli ve 2015/942 Esas, 2016/801 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, temyiz edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olduğu gibi, 2. Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.10.2015 tarihli ve 2015/1126 DS sayılı çağrı yazısının 14.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından 27.10.2015 tarihli karar ile komisyon tarafından dosyanın kapatılmasına karar verildiği, sanığa uyarı yazısı tebliğ edilmeden denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırıdır. 3. Kabule göre de; Sanık hakkında 19.08.2015 ve 08.09.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı ayrı iddianameler ile açılan kamu davalarının hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/942 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen davalarda sanığın savunması alınmadan birleştirme kararları verildiği ve ana dosyadaki yargılama sırasında da birleşen davalar yönünden sanığın savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Sanığın birden fazla eyleminin, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli iddianamesinden önce işlendiği, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı gözetilerek eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığının tartışılmaması da Kanun'a aykırıdır. Sonuç olarak, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/942 Esas, 2016/801 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.