Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/1878 E. 2025/2124 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1878
- Karar No
- 2025/2124
- Karar Tarihi
A. MAHKEMESİ : Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi (Sanık ... hakkında) HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2012 tarihli ve 2009/91 Esas, 2012/157 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında ''uyuşturucu madde ticareti yapma'' ve ''parada sahtecilik'' suçlarından) 2. Mahkûmiyet (Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli ve 2014/59 Esas, 2016/284 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında ''suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma'' suçundan ve diğer sanıklar hakkında tüm suçlar yönünden) 3. Temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar ( sanık ... hakkında ''suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma'' suçundan kurulan hükme yönelik) TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, sanıklar ..., ..., ..., ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama (Sanıklar ..., ... hakkında parada sahtecilik suçu yönünden, sanıklar ..., ... hakkında suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma ve parada sahtecilik suçları yönünden, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden, sanıklar ... ve ... hakkında tüm suçlar yönünden) 2. Bozma (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden) 3. Ret (Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve parada sahtecilik suçları yönünden) 4. İade (Sanık ... hakkında suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... hakkında kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A) Sanık ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık ...'in 11.01.2017 tarihli dilekçe ile hakkında verilen kararın onanmasını talep ettiği ve hakkında verilen kararın kesinleştirildiği, sanığın daha sonra 10.08.2017 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu görülmüş ise de, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın TEMYİZ İSTEMİNİN, REDDİ ile EK KARARIN ONANMASINA, B) Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve Parada Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; 08.03.2013 tarihinde sanığa tebliğ edilen hükmün, CMUK’un 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra sanık tarafından 30.10.2014 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri uyarınca TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, C) Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Suç İşleme Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 67/2-(d) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.11.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D) Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, E) Sanık ... hakkında Suç İşleme Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Somut olayda, örgüt oluşturmak için sanıkların sayısı yeterli olsa da, sanıklar yönünden suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki saptanamamıştır.
Açıklanan durum karşısında sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin uygulanmasının koşullarının bulunmadığı gözetilmeden; hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozmanın CMK'nın 306. maddesi gereğince temyiz isteğinden vazgeçen, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan sanık ...'e ..., sanık ... hakkındaki hüküm infaza verilmiş ise İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu mahkûmiyet hükmü nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına,
F) Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların, diğer sanıklar ... ve ...'de ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgileri bulunduğuna ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine yazılı gerekçeler ile mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bozmanın CMK'nın 306. maddesi gereğince hakkındaki temyiz talebi reddedilen sanık ...'e ..., sanık ... hakkındaki hüküm infaza verilmiş ise İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu mahkûmiyet hükmü nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına,
G) Sanıklar ... ve ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. (E) Bölümündeki sanık ... ile ilgili bozma nedenine göre; sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediklerine ilişkin delil bulunmadığı gözetilmeden, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanması,
2. (E) Bölümündeki bozma nedenine göre; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi gereğince cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3. Sanıkların adli sicil kayıtlarındaki tekerrüre esas olabilecek mahkûmiyetlerine ilişkin ilam örneklerinin getirtilerek kesinleşme ve infaz tarihleri araştırıldıktan sonra sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, H) Sanıklar ... Hakkında Parada Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, yakalandıklarında üzerlerinde sahte para ele geçmeyen sanıkların piyasaya sahte para sürdüğüne ve tanık Tülin'den ele geçirilen sahte paralarla ilgileri olduğuna dair soyut beyanı dışında, mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bozmanın CMK'nın 306. maddesi gereğince hakkındaki temyiz talebi reddedilen sanık ...'e ..., sanık ... hakkındaki hüküm infaza verilmiş ise İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu mahkûmiyet hükmü nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oybirliği karar verildi.