Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/1640 E. 2026/12237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1640
Karar No
2026/12237
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/731 E., 2018/1207 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile dosyada tanık olarak dinlenen ...’ın Ankara ilinden uyuşturucu madde getirerek satacakları yönünde bilgi alınması üzerine yapılan araştırmada, kullandıkları aracın tespit edilerek takibe alındığı, aracın yakıt almak amacıyla bir benzin istasyonunda durması ve sanığın araçtan inmesi üzerine kolluk görevlilerince yanına gidildiği, sanığın yapılan kaba üst yoklaması sırasında sigara paketinin kolluk görevlilerince alınarak içerisinde yapılan aramada suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; Uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden önce sanıkla ilgili somut suç şüphesinin bulunduğu, sigara paketi gibi karton kutu ya da şeffaf olmayan poşet gibi kapalı yerde bulunan uyuşturucu maddenin kaba üst yoklaması ile ele geçirilmesinin hukuka uygun olmadığı, bu durumda görevlilerce 5271 sayılı CMK’nın 2/1-e ve 161. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun Ek 6. maddesi uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına olayın haber verilerek emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve CMK’nın 116. ve 119. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya Sulh Ceza Hakimliğinden alınacak adli arama kararı doğrultusunda sanığın üstünde ve eşyalarında arama yapılması gerekli olup buna rağmen usulüne uygun adli arama emri veya kararı alınmaksızın delil elde etmek amacıyla yapılan arama açıkça hukuka aykırı olduğundan bu arama sonucunda elde edilen deliller hükme esas alınamayacaktır. Ancak, sanığın aleyhine yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, kollukta müdafii huzurunda, Cumhuriyet savcılığında ve Sulh Ceza Hâkimliğindeki sorgusunda verdiği beyanlarında; uyuşturucu maddeyi olaydan bir gün önce Ankara ilinde tanımadığı bir kişiden satın aldığını, uyuşturucu maddeyi ... ve ...'e verdiğini söylemesi ve ... ve ...’in sanığın anlatımlarıyla uyumlu beyanları ile sanık, ... ve Veyis’e ait toksikoloji raporlarında aynı türden (morfin) uyuşturucu madde tespit edildiği ve böylece sanığın ikrarıyla suçunun niteliğinin belirlenmesine hizmet ve yardım ettiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmü uygulanmayarak fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/1640, K. 2026/12237, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-1640-e-2026-12237-k-8a6f967a0e40