Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15590 E. 2024/24957 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15590
Karar No
2024/24957
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/6098 esasında kayıtlı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/405 Esas, 2022/1781 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ve müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinden Kadir Şahin'e tutanakta yer alan imzanın kendisine ait olup olmadığının mahkeme tarafından sorulmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 5. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 6. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. A. Sanıklar ve Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık ... hakkında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... hakkındaki hükmün gerekçesinin 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı ve yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 09.07.2020 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 25.11.2020 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 21.09.2020 ve 23.11.2020 tarihlerinde işlediği eylemlerinden dolayı da 26.11.2020 ve 19.02.2021 tarihli iddianameler ile dava açılarak Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2020/346 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, sanık ve müdafiince hükmün istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/405 Esas, 2022/1781 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve bu hükmün de sanık ve müdafiince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2024/6098 Esas sırasında derdest olduğu anlaşılmakla; Her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç, üç ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. A. Sanıklar ve Harun Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın fiili kesinti oluştuğu gerekçesiyle karşı oyuyla oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin 2022/15590 esas sayılı bu dosyasına konu suçun, 09.07.2020 tarihinde sanık ...'ın, diğer sanıklar ve 'dan temin ettiği sentetik kannabinoid niteliğindeki uyuşturucu maddeyi, kullanıcı sanıklar ve 'e verdiği şeklinde kabul edildiği, suç nedeniyle sanık ...'in kolluk tarafından aynı gün yakalandığı, ifadesinin alındığı, tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevkinin yapıldığı, sulh ceza hakimliğinde sorgusunun ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, İrtibatlı olduğu değerlendirilen 2024/6098 esas sayılı dosyasına konu suçlardan; - 21.09.2020 tarihli olanının, sanık ...'ın metamfetamin niteliğindeki uyuşturucu maddeyi kullanıcı sanık 'e verdiği şeklinde kabul edildiği, suç nedeniyle sanık ...'ın kolluk tarafından 22.09.2020 tarihinde yakalandığı, ifadesinin alındığı, aynı gün tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevkinin yapıldığı, sulh ceza hakimliğinde sorgusunun ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, - 23.11.2020 tarihli olanının, sanık ...'ın metamfetamin niteliğindeki uyuşturucu maddeyi kullanıcı sanık e verdiği şeklinde kabul edildiği, suç nedeniyle sanık ...'in kolluk tarafından 24.11.2020 tarihinde yakalandığı, yetkili makamlardan alınan arama izni doğrultusunda ikametinde arama yapıldığı, aynı tarihte ifadesinin alındığı, tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevkinin yapıldığı, sulh ceza hakimliğinde sorgusunun ardından tutuklandığı anlaşılmıştır. Her suç sonunda sanığın yakalandığı, gözaltına alındığı, tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildiği, ilk iki suçu nedeniyle adli kontrol tedbiri uygulanmak şartıyla serbest bırakıldığı, 23.11.2020 tarihli suç nedeniyle tutuklanmasına karar verildiği, bu itibarla fiili kesinti gerçekleştikten sonra suç işleme kararı yenilenerek 21.09.2020 ve 23.11.2020 tarihli suçları işlediği, eylemler arasındaki zaman aralığı, ele geçen maddelerin farklı nitelikte olması da dikkate alınarak her bir eylemin müstakil suç oluşturduğu, iddianame düzenlenmemiş olmasının zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için yeter gerekçe olmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle; Mevcut haliyle sanık hakkında, zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına dair, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararına yönelik temyiz başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken; hükme yönelik temyiz isteminin, dosyaların birleştirilerek, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına yönelik sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.11.2024

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/15590, K. 2024/24957, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-15590-e-2024-24957-k-b910b1b4d712