Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/14627 E. 2024/26505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14627
Karar No
2024/26505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Her türlü şüphedehn uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin koşulların oluşmadığına, buna ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 3. Dosyada mevcut tutanaklarda gizli soruşturmacının sanık ile yaptığı görüşmelerin başlangıç kısmı yer almadığından, suça teşvik olup olmadığının tespit edilemediğine, 4. 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme kararı alınmadığına, ses ve görüntü kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hükme esas alınamayacağına, B. Sanık ... müdafiinin 09.04.2020 tarihli olaya ilişkin temyiz sebepleri özetle; 1. Dosyada mevcut tutanaklarda gizli soruşturmacının sanık ile yaptığı görüşmelerin başlangıç kısmı yer almadığından, suça teşvik olup olmadığının tespit edilemediğine, 2. 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme kararı alınmadığına, ses ve görüntü kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hükme esas alınamayacağına, C. Sanık ... müdafiinin 18.08.2020 tarihli olaya ilişkin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama kararı alınmadan bekçiler tarafından sanığın üzerinde ve işyerinde yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, ele geçen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hükme esas alınamayacağına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 09.04.2020 tarihli suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın 09.04.2020 tarihinde, gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde sattığı sabit ise de; 18.08.2020 tarihinde, görevli çarşı ve mahalle bekçilerinin, devriye görevinin ifası sırasında gelen ihbar üzerine kolluk birimlerine herhangi bir bildirimde bulunmadan ve Cumhuriyet savcısına haber verilmesi sağlanmadan sanıkların yakalandığı internet kafeye gittikleri, adli arama kararı ya da yazılı arama emri alınmaksızın belirtilen işyerinde arama yaptıkları, arama sonucu sanığın oturduğu masa üzerinde bulunan bilgisayar kasası altındaki poşet içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; Çarşı ve mahalle bekçilerinin, 18.06.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun (7245 sayılı Kanun) "Önleyici ve koruyucu görev ve yetkileri" kenar başlıklı 6. maddesinin (b) bendine göre "Görev bölgeleri içerisinde bulunan konut, işyeri veya araçların güvenliğini temin edecek tedbirleri almak" ve (d) bendine göre "Görev bölgeleri içinde uyuşturucu madde imal edildiği, satıldığı veya kullanıldığından, kumar oynandığından ya da fuhuş yapıldığından şüphe edilen yerleri bağlı bulundukları genel kolluk birimlerine bildirmek" ile görevli ve yetkili oldukları; Yine 7245 sayılı Kanun'un "Adli Görev ve Yetkiler" kenar başlıklı 8/1. maddesinde "Çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydanda iken; a) Şüphelileri yakalamak, b) Yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak, c) Suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak, ç) Varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmek ile görevli ve yetkilidir." şeklinde düzenleme ile adli görev ve yetkilerinin kapsamının belirlendiği; Belirtilen yasal düzenlemeler ile birlikte 5271 sayılı CMK'nın 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklinde düzenleme nazara alındığında çarşı ve mahalle bekçilerinin, somut olaydaki biçimde adli kolluk görevlileri gibi işyerinde arama yapma ve delil toplama görev ve yetkisinin bulunmadığı, işyeri aramasının adli kolluk görevlilerince Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ya da hakim tarafından verilen adli arama kararına istinaden gerçekleştirilebileceği, adli kolluk birimlerine herhangi bir bildirimde bulunmadan ve Cumhuriyet savcısına haber verilmesi sağlanmadan bekçiler tarafından gerçekleştirilen bu arama sonucu bulunan uyuşturucu maddelerin hem "suçun maddî konusu" hem de "suçun delili" olup hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağı, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller değerlendirme dışı tutulduğunda sanığın bu eyleminin mahkûmiyete konu olamayacağı gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14627, K. 2024/26505, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-14627-e-2024-26505-k-564c1fd0fa8c