Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/13163 E. 2024/24421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13163
- Karar No
- 2024/24421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin eleştirilerek ve düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi Aralarındaki bağlantı nedeniyle, Dairemizin 2022/15025 Esas sırasında kayıtlı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 2022/2506 Esas, 2022/1920 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesince; 1. Sanık ...'in, zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, 2. Sanık ...'ın, 30.06.2020 tarihli eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ve 12.10.2020 tarihli eylemler nedeniyle zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, Karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve 12.10.2020 tarihli eylemler yönünden sanıklar hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemlerin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 5. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 6. Sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında artırım yapılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 12.10.2020 tarihli eylemlere ilişkin verilen hükümde zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında artırım yapılmasına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme adının "İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi" yerine "İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi" olarak hatalı yazıldığı, 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmış olması nedeniyle, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik şartları oluştuğu ve 5275 sayılı CGTİHK'nun 108/3. maddesi uyarınca sanığın tekerrüre esas en ağır mahkûmiyetinin bu ilam olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususa ilişkin eleştirisinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği; 1. İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, hüküm fıkralarının sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısımlarında yer alan "İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin" ibarelerinin çıkartılması ve yerlerine "İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin" ibarelerinin eklenmesi, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin eleştirilerin yer aldığı paragrafların çıkartılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.