Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/114 E. 2023/8962 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/114
Karar No
2023/8962
Karar Tarihi

TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Dairemizin 22.08.2023 tarih ve 2023/122 D.İş sayılı kararı ile sanık ...'ın temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle sanık ... hakkındaki hükmün incelenmeksizin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; sanık ... yönünden inceleme yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/391 Esas, 2021/335 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2550 Esas, 2021/2075 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Cezanın şahsileştirme prensibine aykırı hareket edildiğine, 2. Maddi delillerin yetersizliğine, 3. Arama kararı olmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, 4. Varsayımlar dışında dosyada somut herhangi bir delil bulunmadığına, 5. Sanığı suçlayıcı beyanların atfı cürüm mahiyetinde olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kolluk görevlilerinin Fatih ilçesi Mevlanakapı Mah. Haci Evliya Camii Sok. Gül Apt. Blok no:15 iç kapı no:13 sayılı adreste ikamet eden ... isimli şahsın uyuşturucu madde satışı yaptığı ve uyuşturucu maddeyi evinde zulaladığı şeklinde bilgiler edinmeleri üzerine yapılan araştırmalarda bahse konu şahsın sanık ... olduğunun belirlendiği, semt sakinlerinin bahse konu adreste uyuşturucu madde satışı yapıldığını, bu durumdan şikayetçi olduklarını, ayrıca aynı adreste yabancı şahısları da kiracı olarak alıp onlar ile birlikte bu işi yaptıklarını görevlilere beyan ettikleri, sonrasında Mevlanakapı Mah. Haci Evliya Camii Sok no:15 sayılı adres için usulüne uygun olarak arama kararı alındığı, arama kararına istinaden görevlilerce adrese gidildiğinde bina içerisinden çıkarken temyiz dışı sanık ...'ın görüldüğü, sanık ...'ın 9 numaralı dairede ikamet ettiğini, Arif isimli arkadaşı ile birlikte kaldığını beyan ettiği, 9 numaralı dairede arama yapılmak üzere gidildiği, kapıyı sanık ...'in açtığı, yapılan arama neticesinde 3 adet hassas terazi, suça konu metamfetamin, esrar, methylone ve pregabalin etken maddesinin ele geçirildiği, Sanık ... ile temyiz dışı diğer sanıklar her ne kadar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini savunmuş iseler de, ihbar ve içeriği, tutanak tanığının beyanları, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cinsi, miktarı ve çeşitliliği, maddelerin saklanış biçimi, ele geçen hassas terazi, uzmanlık raporu, uyuşturucu ele geçen ikamette sanık ... ile diğer sanıkların birlikte kalmaları, ikamette sanık ...'e ait ceza makbuzu ele geçmiş olması, düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanık ... ile diğer sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyerek fikir, irade ve eylem birliği içerisinde sanık ...'in, diğer sanıklar ile birlikte üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun cezasının alt sınırının 10 yıl hapis olması ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafii şartı da dikkate alındığında; 25.03.2021 tarihli celse de müdafisiz olarak savunması alınan sanığın yeniden usule uygun olarak müdafi huzurunda savunmasının alınmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla; İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamalar ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılmak suretiyle vekaletnameli müdafii huzurunda savunma yapma olanağı tanınmadan, müdafisiz savunma verdiği celseden sonraki duruşmada müdafi huzurunda daha önce yapmış olduğu savunmasını tekrar ettiği şeklindeki beyanı ile yetinilip karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2550 Esas, 2021/2075 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/114, K. 2023/8962, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-114-e-2023-8962-k-abf59ad5cd35