Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11143 E. 2024/656 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11143
- Karar No
- 2024/656
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/328 E., 2011/247 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) 23.12.2011 tarihli ve 2007/328 Esas, 2011/247 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 01.08.2012 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli ve 2015/5454 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/81572 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/81572 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 10.03.2006 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapmak eylemi nedeni ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2006 tarihli ve 2006/4027 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2006 tarihli ve 2006/358 Esas, 2006/452 Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiği İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK 250. maddesi ile görevli) yapılan yargılaması sonunda, anılan Mahkemenin 23.12.2011 tarihli ve 2007/328 Esas, 2011/247 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Yine aynı sanık hakkında 22.04.2016 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapmak eylemi nedeniyle Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2006 tarihli ve 2006/958 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli ve 2006/134 Esas, 2007/260 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/134 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 17.07.2006 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/134 Esas, 2007/260 Karar sayılı kararının evvelce 10.02.2009 tarihi itibariyle temyizde onanarak kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK 250. maddesi ile görevli) yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında 10.03.2006 tarihli "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2006 tarihli ve 2006/893 Soruşturma, 2006/4027 Esas, 2006/305 iddianame sayılı iddianamesi ile Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2006 tarihli ve 2006/358 Esas, 2006/452 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) kanun yararına bozma istemine konu 23.12.2011 tarihli ve 2007/328 Esas, 2011/247 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, süresinden sonra temyiz edilmesi üzerine, mahkemenin 06.11.2013 tarihli ve 2007/328 Esas, 2011/247 Karar sayılı ek kararı ile, temyiz talebinin reddine karar verildiği, sanığın ek kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 08.02.2016 tarihli ve 2015/14739 Esas ve 2016/485 Karar sayılı kararı ile, ek kararın onanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Sanık hakkında, 22.04.2006 tarihli "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2006 tarihli ve 2006/1679 Soruşturma, 2006/958 Esas, 2006/85 sayılı iddianamesi ile Söke Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli ve 2006/134 Esas, 2007/260 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "4 yıl 2 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, Dairemizin 10.02.2009 tarihli ve 2008/11271 Esas, 2009/1785 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. Sanığın 10.03.2006 ve 22.04.2006 tarihli her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/134 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 17.07.2006 tarihinden önce olması karşısında, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, davaların birleştirilmesine karar verilerek, tek bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak; Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/134 Esas, 2007/260 Karar sayılı kararının 10.02.2009 tarihi itibarıyla temyizde onanarak kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün olmadığı, Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak, suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılmasına ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan "fazla olması halinde" aradaki fark kadar "ek cezaya hükmolunması", aksi halde "ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu dikkate alındığında, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) 23.12.2011 tarihli ve 2007/328 Esas, 2011/247 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.