Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/10002 E. 2023/3228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10002
Karar No
2023/3228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/295 E., 2022/1103 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Aralarındaki bağlantı nedeniyle, Dairemizin 2023/2798 Esas sayılı dosyaları ile birlikte incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/359 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/1103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğini gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği öngörülmüş olup, sanık müdafii olarak duruşmalara katılan Av. ...'ün vekaletname ibraz etmemesi nedeniyle, beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/1103 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sanık tarafından seçilmiş müdafiinin vekâletname ibraz edeceğine ilişkin bir yasal düzenleme olmaması, bu durumun Ceza Genel Kurulunun birçok kararına da konu olması, sanığın yanında yer alarak hukuki yardımda bulunan müdafiinin sanık tarafından tayin edildiği hususunda tereddüt olmaması, sanık ve müdafii arasında vekâlet ilişkisinin var olduğunun mahkemecede kabul edilmesi, bu sebeple vekâletname ilişkisinin ispat hususunda da bir sorunda bulunmaması ve vekâlet ücretinin müdafiye değil beraat eden sanık yararına ödeneceği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde hüküm altına alınması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 261 inci maddesine göre açık arzusuna aykırı olmayacak biçimde kanun yoluna başvurulduğu anlaşılan sanık müdafiinin vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bu yönden bozulması, ancak bunun düzeltilmesi mümkün olduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sanık lehine Hazine aleyhine vekâlet ücretine hükmedilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 10.04.2023

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/10002, K. 2023/3228, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-10002-e-2023-3228-k-108078314391