Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4907 E. 2024/93 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4907
- Karar No
- 2024/93
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/382 E., 2016/56 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık kararı temyiz ettiğini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre) 15.10.2014 tarihinde ihbar üzerinde yapılan araştırmada sanık ...'ın binanın bahçe duvarından atlamaya çalıştığı sırada yakalandığı ve üst aramasında Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28.10.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre esrar maddesi ihtiva eden kenevir maddesi parçalarının ele geçirildiği, ayrıca sanığın idrar tetkikinde uyuşturucu madde bulunduğunun belirlendiği, bunun üzerine Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilmesi için evrakın Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından çıkartılan tebligatın sanığa tebliğ edilip kendisine denetimli serbestlik uzmanı atandığının 20.11.2014 tarihinde kendisine bizzat tebliğ edildiği, denetimli serbestlik sırasında Sivas Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 19.12.2014 tarihli yazısına göre sanığın denetimli serbestlik tedbiri madde bağımlılığı programına uymadığının anlaşıldığı, bunun üzerine sanığa uyarı müzekkeresi düzenlenip aynı ikamette birlikte oturduğu annesine 14.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, uyarı müzekkeresine rağmen sanığın Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuru yapmadığı, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uyması için adresine 27.04.2015, 18.06.2015, 21.07.2015 ve 05.10.2015 tarihlerinde yapılan tebligatlara rağmen sanığın hakkında hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine riayet etmediği, sanığın uyuşturucu madde olan esrar bulundurup kullanarak ve hakkında hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmayarak uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunu işlediği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. 24.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 05.12.2014 tarihinde sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak kesinleşmesi beklenmeden infazı için dosyanın 03.11.2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilmeksizin denetime 20.11.2014 tarihinde başlanıldığı ve sanığın hastaneye yönlendirildiği, hastane randevusuna başvurmayan sanığın uyarıldığı ve devam etmemesi üzerine dosyasının kapatıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığının müzekkeresi üzerine tedbirin devamına karar verildiği ancak sanığın başvurmaması üzerine tekrar dosyasının kapatıldığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden tedbirin infazına başlanması nedeniyle sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmadığı, ancak; UYAP ve adli sicil sorgulamasında sanık hakkında incelemeye konu suç tarihinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların olduğu görülmekle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde yer verilen ihlal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için gerekli bildirimlerde bulunup sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 3. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriğinde sadece denetim tedbirine karar verildiği, tedavi tedbirine karar verilmediği anlaşılmakla, sanık hakkında ayrıca tedavi tedbiri kararı verilip verilmediği, verilmiş ise bu tedavi tedbiri kararının sanığa tebliğ edilip edilmediği araştırılıp sonucuna göre sanığın hastaneye başvurmama şeklinde gerçekleştirdiği yükümlülük ihlalinin tedavi tedbiri kararının infazı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması, Nedenleri ile hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.