Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/19508 E. 2026/5024 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19508
- Karar No
- 2026/5024
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1372 E., 2018/1439 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün gerekçesinin hatalı olduğuna, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. fıkrasındaki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Halukk Beşer ve Üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y GEREKÇESİ Somut olayımızda olduğu gibi dikili vaziyette ele geçirilen hint kenevirinin bulunduğu ev, bahçe ve tarla gibi mekanların yanında kenevirden tamamen veya kısmen sökülmüş veyahut koparılmış halde esrar bulunduğu hallerde failin fiilinin, bir bütün halinde ve hukuki anlamda tek fiil olarak “uyuşturucu madde bulundurma” olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Esrar elde etmek kararıyla baştan beri aynı irade ile hareket eden, ektiği kenevirle bu kenevirden elde ettiği esrarı aynı yer sayılabilecek alanda bulunduran failin eylemine bütünsel açıdan tarafsız bir gözle bakıldığında ... veya kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğunu kabul etmemek imkansızdır.
Buna göre ;
a. Tek bir iradi karar bulunması, (Esrar elde etmek),
b. Esrarın etken maddesi olan THC içeren keneviri ekmek, sökmek gibi, bulundurmak gibi amaca uygun birden fazla doğal anlamda hareket edilmesi,
c. Kenevirin ekildiği ve söküldüğü yerin aynı olması,
d. Uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin başkaca icrai harekette bulunmayan failin eyleminin objektif bakışla uyuşturucu madde bulundurulması şeklinde olması,
Falin hukuki açıdan tek fiilde bulunduğunu söyleme sonucunu doğuracaktır.
Bu açıklamalar gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde;
Esrar elde etme iradesiyle hareket eden sanığın zaman ve mekân birliği içerisinde evinde ekili halde 3 kök kenevir bitkisi ile yeni söküldüğü anlaşılan 164 kök kenevir bitkisi ile kurutulmuş halde net 34,2 gram esrar bulundurma şeklindeki 2313 sayılı Kanun’un 23/5. maddesi ve TCK’nun 188/3. maddesine aykırılık oluşturan eylemlerinin suçların niteliği gereği birbiri ile bağlantılı birden fazla hareket ile kendi içerisinde bir bütün oluşturduğu, bu anlamda hukuki anlamda tek fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında TCK’nın 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri uygulanarak en ağır cezayı gerektiren TCK’nın 188/3. maddesince hüküm kurulması, kusurunu aşan biçimde ceza almamasını diğer taraftan da hak etmediği bir yarar sağlamaması da gözetilerek hüküm kurulurken aynı Kanun’un 61. maddesi uyarınca suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kastının ağırlığı ve güttüğü amaç gözetilerek cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi, diğer taraftan 2313 sayılı Kanun’un 23/5. maddesi uyarınca hükmedilen ve temyiz denetimine tabi olmayan mahkûmiyetinin bu cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan kararın bu gerekçelerle bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 14.04.2026