Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17505 E. 2023/5392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17505
- Karar No
- 2023/5392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2380 E., 2017/2354 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2017 tarihli ve 2010/317 Esas, 2017/186 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukların uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/2380 Esas, 2017/2354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına tutanak tanıkları ve mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...'e teşhis işlemi yaptırılmamış olduğuna, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Sanığa zorunlu müdafii atanmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 01.01.2010 günü Şişli ilçesi, Gültepe Galata deresi caddesi üzerinde güvenlik kuvvetleri tarafından yapılan denetim sırasında sürücülüğünü Tacettin'in yaptığ...plaka sayılı ticari aracın durdurulduğu, sanık ...'ın araçtan inerek kaçtığı, polisler tarafından sanık ...'ın oturduğu arka koltuk paspası üzerinde yapılan arama neticesinde, 3 paket içerisinde uyuşturucu madde ile sanığa ait kimlik belgesinin bulunduğu olayda; sanık mahkeme aşamasına kadar yakalanamamış ve mahkeme aşamasında savunmasında her ne kadar atılı suçu işlemediğini İstanbul'da hiç bulunmadığını ve İsmail'i tanımadığını iddia etmiş ise de gerek hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen İsmail'in aşamalardaki beyanı gerek mahkeme aşamasında sanığın fotoğrafı üzerinden yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın beyanına itibar edilmeyerek suçu işlediği sabit kabul edilmiş ve mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 03.10.2017 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/2380 Esas, 2017/2354 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.