Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17061 E. 2023/6038 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17061
- Karar No
- 2023/6038
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1503 E., 2021/1772 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2021/55 Esas, 2021/178 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 58 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/1503 Esas, 2021/1772 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki etkin pişmanlık uygulamasına yönelik hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafiisinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suç unsurlarının oluşmadığına ve somut ve kesin ispatın sağlanamadığına, 2. İhbarın dolaylı delil olup, kim tarafından ve ne saikle yapıldığının bilinmediğine, 3. Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında kaldığına, 4. Suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma olduğuna, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişikindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar sanık ... özetle; uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu, uyuşturucu madde kullandığını, ancak satmadığını üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmediğini savunmuş ise de; ihbar ve içeriği, ihbarın sanık ...'a yönelik yapılmış olması, tutanak tanığı beyanları, aramada ele geçen uyuşturucu maddelerin cinsi ve miktarı dikkate alındığında, sanığın suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün "sanığın diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte ikamet ettikleri evde bulunan uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun meydana çıkmasına hizmet ve yardım ettiği nazara alınarak, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesi tarafından bu yönde uygulama yapılmamış" olması hususu eleştirilip, etkin pişmanlık uygulaması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2021 tarih, 2018/16-566 Esas ve 2021/274 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "CMK'nın 331/4. maddesi uyarınca adli tatilde sürelerin işlemeyeceği kuralına, söz konusu madde metninde tutuklu işler yönünden açık istisna getirilmediği, bu kuralın tutuklu - tutuksuz iş ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği", hususu da dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen ve adli tatil içerisinde 11.07.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmün, sanık müdafii tarafından 03.09.2021 tarihinde temyiz edildiği; 5271 sayılı CMK'nın 331/4. maddesinde düzenlenen, "Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır." şeklindeki hüküm karşısında, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki temyiz isteğinin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, suçun sübutuna, delillerin hukuka uygun toplandığına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/1503 Esas, 2021/1772 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.