Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16180 E. 2024/24743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16180
- Karar No
- 2024/24743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Kullandığı maddeleri hakkında beraat kararı kesinleşen inceleme dışı sanık ...’ten aldığına, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 8. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 9. 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararının hukuka aykırı olduğuna, 10. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 3. Ele geçen madde miktarının kullanım sınırlarında olduğuna, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 6. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 7. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 8. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 9. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 10. 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İkinci kez mükerrirliğe konu Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli 2018/88 Esas 2018/649 Karar sayılı ilamına ilişkin, 12.02.2024 tarihinde yargılamanın yenilenmesine dair ek karar verildiğinden ilamın kesinleşmediği, 12.02.2024 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanamayacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması hususunun da infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.