Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16129 E. 2023/679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16129
- Karar No
- 2023/679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün eleştirilip düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/428 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararı ile Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/675 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/675 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2018/675 Esas, 2020/157 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/711 Esas, 2021/669 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 06.11.2018 tarihinde uygulama noktasında durdurulan minibüs içerisinde bulunan sanığın taşıdığı poşette net 322.5 gram esrar ele geçirildiği, 06.12.2018 tarihinde yapılan ev aramasında ise 4689,96 gr esrar bulunduğu, sanığın kısa aralıklarla uyuşturucu madde ile yakalanması, ele geçirilen uyuşturucu maddenin vasıf ve mahiyeti, miktarı, ele geçiriliş şekli, paketlenme-saklanma tarzı, günlük kullanım miktarının çok üzerinde bulunması, piyasa değeri gibi hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ele geçirilen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğu, sanığın uyuşturucu maddeleri aldığını iddia ettiği Ahmet ve ... hakkında sanığın beyanları doğrultusunda suç duyurusunda bulunulmasında da hukuki yarar bulunmadığı, sanık savunmasının daha az ceza almaya yönelik olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren sabıkası olmasına rağmen birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması hususu eleştirilip, gün para cezasının adli para cezasına çevrilirken kanun fıkrasının gösterilmemesi ve ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hapse çevrileceğinin ihtar edilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanık hakkında 06.11.2018 ve 06.12.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemlerinden dolayı 07.12.2018 ve 24.05.2019 tarihli iddianameler ile temyiz konusu bu davaların açıldığı; sanığın 27.05.2018 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 05.05.2021 iddianame tarihi ile dava açıldığı ve Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/193 esas sırasında derdest olduğu ve her üç dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, üç ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın temyiz aşamasında verdiği dilekçeler ile 06.11.2018 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi ... Opçin'den aldığını beyan ederek buna ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/58778 soruşturma numaralı dosyasında konuşmaların olduğunu söylediği, 06.12.2018 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ise ...'den aldığına yönelik ...'nın bilgisinin olduğunu belirttiği anlaşılmakla; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/58778 soruşturma numaralı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip incelenmesi, ...'nın ise tanık olarak dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/711 Esas, 2021/669 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.