Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/15875 E. 2023/2508 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15875
Karar No
2023/2508
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/27 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/1665 Esas, 2021/1667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğuna, 3. Re'sen araştırma ilkesinin ihlal edildiğine, sanığa uyuşturucu maddeyi kimden aldığının sorulmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına engel olunduğuna, 4. Tanık...'ün kollukta baskı altında alınan beyanının hükme esas alınamayacağına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde ifa edilen devriye görevi sırasında durumundan şüphelenilen sanığın göz takibine alındığı, kısa süre sonra sanığın yanına gelen ve hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma " suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık...'ün, sanığa bir miktar para verdiğinin ve sanığın da tanığın sağ avucuna bir cisim koyduğunun net bir şekilde görüldüğü, birbirlerinden uzaklaşmalarının ardından durdurulduklarında, tanığın üzerinde kilitli poşet içinde daralı 1,61 gram eroinin; sanığın üzerinde cep telefonu ve 125,00 TL paranın ele geçtiği olayda; uyuşturucu madde analizine ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağının içeriği, tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin tutanağın içeriğini teyit eden tanıklık beyanları, sanığın aşamalarda, "Ele geçen maddeyi, tanık...'ün rica etmesi üzerine 80,00 TL karşılığında satıcıdan temin ederek, tanığa verdiğine," ilişkin beyanı, tanık...'ün kollukta alınan ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, eylemin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu, suç konusunun "eroin" olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırım yapıldığı ve sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; Bölge Adliye Mahkemesinin kararında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesindeki kabule ve hukuki nitelendirmeye dayandığı; sanık aşamalardaki savunmalarında uyuşturucu maddeyi kimden aldığına ilişkin somut beyanda bulunmadığından, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; tanık...'ün, kollukta müdafii hazır bulundurulmadan alınan beyanı, 5271 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesine aykırı olarak hükme esas alınmış ise de, hükme esas alınan diğer delillerin sanığın eyleminin sübutu ve vasfının tespiti için yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/1665 Esas, 2021/1667 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebini REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/15875, K. 2023/2508, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-15875-e-2023-2508-k-4ca194251f6b