Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/7557 E. 2025/3367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7557
- Karar No
- 2025/3367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/32 E., 2014/120 K. SUÇLAR : 1. Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçuna ilişkin) 2. Mahkûmiyet (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İade (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı yönünden) 2. Bozma (Mahkûmiyet kararı yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak Suçuna İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, aynı maddenin 12. fıkrasına göre temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olması nedeniyle, sanık müdafiinin bu konudaki temyiz isteği itiraz olarak kabul edilerek dosyanın incelenmeksizin merciince karar verilmek üzere, Tebliğname’ye uygun olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, B. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçuna İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçuna ilişkin kurulan hükümde, "Sanığın fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları nazara alınarak, bu hususlar takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmek suretiyle" sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına karar verilirken; uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin kurulan hükümde, "Sanığın yargılama sürecindeki davranışlarına, duruşmada gözlemlenen durumuna, işlemiş olduğu suçtan dolayı pişmanlık duyduğunu gösterir bir halinin belirlenememesine ve adli sicil kaydı ile doğrulanan sabıkalı geçmişine nazaran" hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, 2. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan suça konu uyuşturucu maddenin 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname’ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.