Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/22539 E. 2024/19780 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/22539
Karar No
2024/19780
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1088 E., 2020/2281 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında) 2. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ın temyiz isteminden vazgeçtiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2019/167 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2019/35 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/35 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/320 Esas, 2019/322 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2019/35 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/35 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/330 Esas, 2019/321 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2019/35 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/35 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/347 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2019/35 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/35 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. E. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/35 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ...'ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl hapis ve 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 4. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 5. Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 13.880,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. F. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; 1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 5. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 6. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 7. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 7. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 8. 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararının hukuka aykırı olduğuna, 9. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 10. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 11. Suçun yasal unsurlarını oluşmadığına, 12. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, 2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 3. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 5. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 6. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 3. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 4. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 5. Suçun maddi ve manevi unsurlarını oluşmadığına, 6. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 7. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 3. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 4. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ve müdafii, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 19.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli 2014/484 Esas ve 2016/31 Karar sayılı ilamında yer alan hükümlülüğün "dolandırıcılık'' suçuna ilişkin olduğu, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılarak, yapılmadı ise yapılmasının sağlanarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, eksiksiz inceleme ile karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, suçun unsurlarının oluştuğuna, eksiksiz inceleme ile karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, suçun unsurlarının oluştuğuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın, 07.06.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan tanık ...'a metamfetamin sattığı sabit ise de; aynı tarihte (07.06.2018) tanık ...'nın üst aramasında ele geçen metamfetamini sattığına veya temin ettiğine dair içeriği değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanaklarındaki konuşmalar dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (F) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B), (C), (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Sanıklara verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “....tamamen tahsil edileceğinin” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/22539, K. 2024/19780, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-22539-e-2024-19780-k-07f802b4c9e3