Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/22536 E. 2025/6383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/22536
Karar No
2025/6383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Ret (Sanık ... yönünden) 2.Onama (Diğer sanıklar yönünden)

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ...'in temyiz isteminin süresinden sonra olduğu, diğer sanıklar yönünden temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ...'in temyiz istemi dışında temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Hükmün karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi gereği 1 haftalık temyiz süresine tabi olduğu, sanığın 09.02.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü süresinden sonra 13.01.2017 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddeleri uyarınca temyiz isteminin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Sanık ...'in adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu halde birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar .., ... ve sanıklar .., ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2011 tarihli, 2011/421 Esas, 2011/525 Karar sayılı ilamın, temyize konu suç tarihinden sonra 18.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilamın da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın, hüküm fıkrasından çıkartılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Ç. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Dosya kapsamına göre; kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla satın aldığını söyleyen sanığın savunmalarının aksine miktar itibarıyla, kullanım sınırlarındaki uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 30.12.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Dosya kapsamına göre; kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla satın aldığını söyleyen sanığın savunmalarının aksine miktar itibarıyla, kullanım sınırlarındaki uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, TCK'nın 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 30.12.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,

E. Sanık ... .. Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar ..., ... ve ...'dan ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanığın sattığına veya ilgisi olduğuna ilişkin içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişim tespit tutanakları ve sonradan beyanlarından dönen tanıkların beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/22536, K. 2025/6383, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-22536-e-2025-6383-k-8764f6d43d61