Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/21650 E. 2025/7951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/21650
- Karar No
- 2025/7951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/375 E., 2020/30 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın, 10.08.2012 tarihli eylemi nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2013 tarihli iddianamesiyle açılan davada yapılan yargılama neticesinde, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/12 Esas, 2014/151 Karar sayılı ilamı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hüküm Dairemizin 13.01.2015 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Sanığın, 25.09.2012 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2013 tarihli iddianameyle açılan davada yapılan yargılama neticesinde, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2013 tarihli ve 2013/83 Esas ve 2013/169 Karar sayılı ilamı ile, 6 yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan hüküm Dairemizin 25.03.2014 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Sanığın 04.12.2019 tarihli dilekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine, kesinleşen 10.08.2012 tarihli olaya ilişkin Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesince 16.12.2019 tarihli ek karar ile yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiş. Ek kararın akabinde dosyanın 2019/375 Esas sırasına kaydı yapılıp, yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 43. maddeleri uyarınca hükmolunan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 12.500 TL adli para cezasına hükmolunmuş; verilen cezadan, Mahkemenin 2014/12 Esas, 2014/151 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyet hükmü ve İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/83 Esas, 2013/169 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyet hükmünün infaz edilen kısımların mahsubuna karar verilmiş, söz konusu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemize geldiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanığın 10.08.2012 ve 25.09.2012 tarihli eylemlerine ilişkin verilen mahkûmiyet hükümlerinin her ikisinin de Dairemizin temyiz incelemesi sonrası temyiz istemlerinin esastan reddine dair ilamlar ile kesinleştikleri birlikte değerlendirildiğinde, Yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinde; "(1)Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: 1. Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. 2. Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. 3. Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. 4. Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. 5. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. 6. Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır." şeklinde düzenlendiği, Kanun metninde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin dosya kapsamında bulunmadığı, bu eylemlere ilişkin ancak 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yolunun işletilebileceği, 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesindeki yargılamanın yenilenmesi şartları da oluşmadığından, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla zincirleme suç hükümleri uygulanıp kesinleşen eylemlere ilişkin mahkûmiyet hükmünün mahsubuna dair karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Sanığın her iki eylemine konu dosyaların temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmaları ve Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin incelemeye konu kararının infaz aşamasında verilmiş olması sebebi ile sanık yönünden 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil etmediği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.