Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/17852 E. 2025/4739 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/17852
- Karar No
- 2025/4739
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/497 E., 2019/164 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıkların kazanılmış hakları korunurken, uygulama maddesinin "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi" yerine "5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi" olarak hatalı gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin altıncı paragrafından "5271 sayılı CMK.nın 307/4 maddesi" ibaresinin çıkartılarak, yerine " 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi " ibaresinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 06.06.2022 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Bozmayı uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Tüm dosya kapsamına göre; sanığın 28.02.2015 tarihli uyuşturucu madde satışı eylemi sabit ise de; bu eylem sonrasında 07.04.2015 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddeleri belirtilen eylemden sonra temin ettiğine dair delil bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın satışa konu ettiği uyuşturucu maddeler ile ikametinde ele geçirilen ve uyuşturucu madde satışı eyleminin delili niteliğinde olan uyuşturucu maddelerin aynı bütünün parçaları olduğunun kabulünün gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkında temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.